“Gürcü hayali”nde çatlak, Gönül Şamilkızı

18 Eylül 2014 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

Gürcistan’da Gürcü Hayali koalisyonunun iktidarın tamamını elde etmesinin bir senesi daha dolmadan uyum bozuldu. Daha doğrusu, yaklaşık bir senedir derinlerde boy gösteren “ülkeyi kim temsil etsin” gerilimi açığa çıktı…

1410961660_georgia0 (1)

Gürcü Hayali’nin adayı olarak geçtiğimiz ekim ayında %62 oyla Cumhurbaşkanı seçilen Giorgi Margvelaşvili ile yine geçtiğimiz kasım ayında Başbakanlık görevini Gürcü Hayali’nin lideri Bidzina İvanişvili’den devralan  İraklı Garibaşvili arasındaki çatışma krize dönüştü. Daha doğrusu, Margvelaşvili ile İvanişvili arasındaki kriz…

“Ülkenin sahibi kim” tartışmasının açığa çıkmasına 21 Eylül’de  New York’ta yapılacak BM iklim değişikliği zirvesinden gelen davet neden oldu.  Hükümet, zirvede Gürcistan’ı Başbakan İrakli Garibaşvili başkanlığındaki heyetin temsil edeceğini açıkladı. Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada ise Giorgi Marvelaşvili’nin adına bizzat BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’dan davet geldiği, bu nedenle Cumhurbaşkanının New York’a gideceği bildirildi.  Dışişleri Bakanlığı ise iki heyetin gitmesinin Gürcistan’ın imajına zarar vereceğini vurgulayarak Margvelaşvili’nin bu seyahate gidemeyeceği cevabını verdi. New York’a kimin gideceğine ilişkin tartışma bir anda büyüdü ve krize dönüştü.

İvanişvili: “Margvelaşvili, kendine zarar veriyor”

1410961750_1153251474-pic4-zoom-1000x1000-2873Tartışmaya müdahale eden Gürcistan iktidarının “babası”, Eski Başbakan Bidzina İvanişvili Cumhurbaşkanı Margvelaşvili ve çevresini suçladı. İvanişvili, Margvelaşvili’nin çevresindeki uzmanların onun iddialarını körüklediğini iddia etti: “Kendilerini uzman adlandıran, gerçekte ise en basit analiz becerisinden bile yoksun olan iki-üç kişi Margvelaşvili’ye “ayı hizmeti” gösteriyor, onun iddialarını körüklüyor. Sonuç olarak hem ülkenin, hem de kendisinin kafası karışıyor. Bu her şeyden önce Margvelaşvili’nin kendi imajına zarar veriyor”.  Eski Başbakan, Margvelaşvili’yi hükümetle ve parlamentoyla rekabete girişmekle suçladı: “Cumhurbaşkanıyla Başbakan arasındaki çatışma Ulusal Harekat’ın işine geliyor. Ancak bu durum bu adamı (Margvelaşvili – G.Ş) rahatsız etmiyor,  yine de rekabeti sürdürüyor”.

Margvelaşvili: “Gürcistan bir demokrasi ve demokrasilerde direktör olmuyor”

İvanişvili’nin “Kviris Palitra” gazetesine verdiği bu açıklamaların ardından Margvelaşvili basın toplantısı düzenleyerek hükümetle her hangi rekabet içerisinde olmadığını ve hiçbir zaman iktidarın ayrı-ayrı kurumlarının faaliyetlerini engelleyen eylemlerde bulunmadığını söyledi. Cumhurbaşkanı, ortada kişisel veya siyasi bir çatışmanın olmadığını, cumhurbaşkanlığının ve kendisinin Gürcistan’da gerçek ve fonksiyonel demokrasi oluşturma çabasının  söz konusu olduğunu bildirdi. Kendisinin New York seyahatinin engellenmesi için çok ciddi çalışma yapıldığını kaydeden Margvelaşvili, bunun sonucunda BM Genel Kuruluna katılmaktan vazgeçtiğini açıkladı: “Bana göre, bu, yanlış ve Cumhurbaşkanlığına karşı bir adım”.

1410961795_-Cumhurbaşkanı, buna rağmen siyasi çatışma yönünde adım atmadığını ve atmayacağını bir kez daha yineledi: “Kimse benim hükümetin veya parlamentonun faaliyetlerini engellediğime ilişkin bir örnek bile gösteremez”. Margvelaşvili, İvanişvili’yi birilerinin yanlış bilgilendirdiğini söyledi: “Cumhurbaşkanının kimseyle rekabete ihtiyacı yok. Cumhurbaşkanının kendi yetkileri var ve ben o yetkileri yerine getiriyorum. Şimdi de, gelecekte de kurumların güçlenmesi için çalışacağım. Sayın Bidzina tek taraflı bilgiler alıyor. Gürcistan parlamenter cumhuriyet değil, yarı parlamenter cumhuriyet. Ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı var. Parlamenter cumhuriyetlerde ise Cumhurbaşkanını parlamento atıyor. Bu yaşananlar çatışma değil, demokrasi. Hükümet ve Cumhurbaşkanının tamamen aynı dili konuşması gerektiğini düşünenler demokrasinin ne olduğunu anlamıyor. Ortada basit bir gerçek var: Gürcistan demokrasidir, demokrasilerde ise kimse direktör olmuyor, yetkiler iktidarın kolları arasında bölünüyor”.

Garibaşvili: “Her kes işini yapsın ki, çatışma çıkmasın”  

1410961849_garibBöylelikle, Margvelaşvili New York’a gitmekten vazgeçti. Ancak tartışma bununla bitmedi.  Başbakan İrakli Garibaşvili, Margvelaşvili’nin seyahatten vazgeçmesinin ardından açıklama yaparak Cumhurbaşkanıyla yaşadığı gerilimin kendisi için beklenmedik gelişme olduğunu bildirdi: “Bu konu beni çok rahatsız ediyor. Elbette, bu konu üzerinde çok düşündüğümü söylersem yalan olur, ancak son dönemde yaşananlar çok üzücü. Ben ilişkilerin bu şekilde kötüleşmesini beklemiyordum. Eğer her kes kendi işini yaparsa ve başkalarını engellemezse, sorun çözülür. Ben Cumhurbaşkanının da, parlamentonun da, hükümetin de, mahkemenin de, medyanın da kendi sorumluluğunu bilerek bu sorumluluk çerçevesinde davranacağına inanıyorum. Bir-birimizin işine karışmamamız gerekiyor. En önemlisi bu. Bir-birimizin işine karıştığımızda çatışma çıkıyor”.

Hükümet ve parlamentodan Cumhurbaşkanına  “sayemizde seçildin” uyarısı

İvanişvili ve Garibaşvili’nin ardından hükümet üyeleri ve Gürcü Hayali’nin parlamentodaki grubunun temsilcileri de Cumhurbaşkanını suçlayan açıklamalarda bulundu. Adalet Bakanı Teya Tsulukiani Margvelaşvili’nin bazen çok zayıf davrandığını söyledi: “Bugün Birleşik Ulusal Harekat Giorgi Margvelaşvili’nin avukatlığını yapıyor. Margvelaşvili, Ulusal Harekat’ın avukatlığına ihtiyacı olan bir figür değil ve bunun onun da hoşuna gideceğini düşünmüyorum. Ancak ben bazen onun bu zayıflığını görüyorum. Gerçi kendisi benim kuşkularımı dağıtarak hiçbir güçle birleşmeyeceğini söylüyor. Cumhurbaşkanının rolünün nasıl olması gerektiği Anayasada çok net şekilde belirtilmiş. Bu Anayasayı ne ben, ne de sayın Giorgi yazmadık, Ulusal Harekat muhalefete bile izin vermeden kapalı kapılar arkasında yazdı. Ben Cumhurbaşkanının önemli rollerinin olduğunu ve onun halen bunları benimseyemediğini düşünüyorum. Ancak bunu bir an önce kabul etmesi gerekiyor, aksi takdirde bizim ekibimiz faaliyetini sürdüremez ve atılım yapamaz”.

Başbakan Yardımcısı, Enerji Bakanı Kaha Kaladze ise “Gürcü halkı Gürcü Hayali’nden kimseyi Ulusal Harekat’la flört için seçmedi” diye Margvelaşvili’ye tepki gösterdi.  Kaladze, Cumhurbaşkanıyla Başbakan arasındaki gerilimin ülkenin imajını kötü etkilediğini ve bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi.1410961943_111-dynamo-kiev-ua-111-1263

İvanişvili’ye yakın isimlerden Avrupa-Atlantik entegrasyon Bakanı Aleksi Petriaşvili de tepkisini “Ben bir Cumhurbaşkanına oy verdim, bugün ise karşımda başka birisini görüyorum. Bunu kabullenmek çok zor.  Cumhurbaşkanına yetkilerinin sınırlarını göstermek gerekiyor” diye ifade etti.

Margvelaşvili’ye karşı kampanyaya parlamento çoğunluğunun temsilcileri de katıldı. Gürcü Koalisyonu milletvekillerinden  Giya Tsagareişvili de diğer iktidar yetkilileri gibi Margvelaşvili’nin “Gürcü Hayali”ne borçlu olduğunu hatırlattı: “Bize, daha önceki Giorgi lazım. O, bizimle birlikte başarıya ulaştı, bizim ekibimizin büyük çabaları sonucu Cumhurbaşkanı oldu, biz birlikte ve onsuz toplumu Margvelaşvili’yi destekleme konusunda ikna ettik.  Bu nedenle de aynı Margvelaşvili’yi istiyoruz”.

Parlamento çoğunluğunun diğer temsilcisi Zakariya Kutsnaşvili ise Margvelaşvili’ye “yetkilerini anlattığını” söyledi. Margvelaşvili ile bir araya gelen Kutsnaşvili “Cumhurbaşkanına kendisinin dış politika faaliyetlerinin hukuki temellerini anlattım”  diye konuştu: “Ona yeni Anayasaya göre dış politika görüşmelerini, anlaşmaları, büyükelçi atamalarını ve akreditasyonları ancak hükümetin onayı ile yapabileceğini anlattım. Yalnız hükümetle görüştükten sonra bu faaliyetleri gerçekleştirebilir. O da söylediklerimi kabul etti ve gelecekte buna uyacağını söyledi. Ama diğer ülkelerin liderleri ile görüşmelerde serbest olduğunu ve hükümetin onayına ihtiyaç duymadığını bildirdi.  ABD ziyaretini uzun-uzun tartıştık.  Dış ilişkileri hükümetin onayı olmadan yürütemeyeceğini anlattım. Bunu kabul etti.  Sadece bir şey talep ediyor – yurt dışı görüşmelerde Gürcistan’ı özgür şekilde temsil etmek…”

Başbakanla Cumhurbaşkanı arasındaki çatışmanın sona ermesi için Cumhurbaşkanlığına gittiğini kaydeden milletvekili “Bu çatışmayı ortadan kaldırmazsak, hiçbir şey başaramayacağız” dedi.  Kutsnaşvili, Margvelaşvili ile bazı konularda anlaşamadıklarını vurgularken, bu konuların içeriğini açıklamadı. Gürcü Hayali temsilcisi, Margvelaşvili’nin muhalefete geçme olasılığının ise bulunmadığını belirtti: “Margvelaşvili ne indi, ne de gelecekte muhalif güç oluşturmak niyetinde değil. Ayrıca, ne indi, ne de gelecekte kendisini hükümetin ve parlamentonun rakibi olarak görmüyor”.

Gürcü Hayali koalisyonunun Rusya ile görüşmelerden sorumlu özel temsilcisi Zurab Abaşidze de skandalın Cumhurbaşkanının ekibi tarafından suni şekilde oluşturulduğunu bildirdi: “Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı başkomutan. Yani onun sorumluluğunda olan konular askeri konular. Ve NATO zirvesine gittiğinde kimse buna karşı çıkmadı. Ama BM’nin iklim zirvesi daha çok ekonomi, çevre konusu ve buraya Başbakan’ın gitmesi gerektiğini anlamak ve kabul etmek gerekiyor”.

Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri arasında davetiye tartışması

Geçtiğimiz gün ise Rustavi 2 televizyonu Gürcistan Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasındaki yazışmaları açıkladı. Haberde,  25 Şubat’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’dan Dışişleri Bakanlığına Girogi Margvelaşvili adına davet geldiği, ancak bakanlığın bunu Cumhurbaşkanına yalnız birkaç ay sonra – 11 Haziran’da bildirdiği iddia edildi.  İddiaya göre, 7 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı Dışişleri Bakanlığına Margvelaşvili’nin New York’a gideceğini bildirdi. Ancak 8 Temmuz’da Dışişleri Bakanlığından gelen mektupta ülkeyi BM Genel Kurulunda Başbakan İrakli Garibaşvili’nin temsil edeceği vurgulandı.

1410962010_fanjikidze2-1İddiaları cevaplayan Dışişleri Bakanı Maya Panjikidze’nin açıklamaları ise karmaşayı biraz daha arttırdı. Panjikidze Dışişleri Bakanlığına gerçekten 25 Şubat tarihli iklim değişikliği zirvesi davetiyesi geldiğini, ancak bu davetiyenin eski Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin adına düzenlendiğini ve Tiflis’e 14 Mart’ta ulaştığını bildirdi. Dışişleri Bakanlığının anlattığına göre, Tiflis, davetiyeyi aldıktan BM’ye Gürcistan Cumhurbaşkanının Saakaşvili değil, Margvelaşvili olduğu konusunda bilgi verdi. 30 Mayıs’ta BM’den Margvelaşvili’nin adına davetiye geldi ve Dışişleri 5 Haziran’da bu davetiyeyi Cumhurbaşkanlığına gönderdi.  Panjikidze, Gürcistan’a paralel olarak BM Genel Kurulundan da davetiye geldiğini ve hükümetin, bu zirveye Başbakan’ın katılmasını kararlaştırdığını söyledi: “Biz iklim değişikliği zirvesi için gelen davetiyeyi Cumhurbaşkanlığına gönderdiğimizde BM Genel Kuruluna Başbakan’ın gideceğini bildirmiştik. Gerçek durum bu. Cumhurbaşkanlığından dezenformasyon yaymamasını, ülkenin çıkarlarını göz önünde bulundurmasını, toplumu yanılgıya düşürmemesini rica ediyorum”.

Bu ilk tartışma değil

Aslında son günlerde yaşanan bu gerilim dış politikada temsil yetkisine ilişkin tartışmaların birincisi değil. Daha önce –  AB ile serbest ticaret ve ortaklık anlaşmasının imzalanması sürecinde de krize dönüşmese dahi benzeri tartışmanın yaşanmıştı. Uzun süre anlaşmaya Margvelaşvili’nin mi, yoksa Garibaşvili’nin mi imza atacağı tartışılmıştı. Törene bir hafta kala – 20 Haziran’da Dışişleri Bakanı Maya Panjikidze  imzayı Başbakanın atacağını, Cumhurbaşkanının ise heyette bile yer almayacağını açıklamıştı.

Margvelaşvili, devlet başkanı olarak anlaşmayı kendisinin imzalaması gerektiğini söylemiş, ancak bu konuda alınan kararı tartışmayacağını bildirmişti…

Tek tartışma da değil…

İvanişvili daha öncesinde de Margvelaşvili’nin kadro politikalarını eleştirmiş,  Saakaşvili liderliğindeki Ulusal Harekat’ın taraftarlarını cumhurbaşkanlığına toplamakla eleştirmişti. Eski Başbakan’ı kızdıran bir diğer konu ise Margvelaşvili’nin Avlabar’daki ikametgaha taşınması olmuştu.

1410962091_1388395437-mr1-7774Cumhurbaşkanı seçildiği ilk günlerde Gürcü Hayali koalisyonu ve Margvelaşvili’nin kendisi yeni Cumhurbaşkanının Saakaşvili’nin Tiflis’in merkezinde yaptırdığı ikametgahta oturmayacağını, bu binanın Gürcü-Amerikan Teknoloji Üniversitesine verileceğini bildirmişlerdi.  Bu, Gürcü Hayali için prensip meselesiydi – çünkü yeni iktidar Saakaşvili’yi devletin paralarını gereksiz yere bu saraya harcamakla suçluyordu.

Ancak Cumhurbaşkanı seçildikten birkaç ay sonra Margvelaşvili karar değiştirdi ve ilk kez mart ayında büyükelçileri Avlabar’daki ikametgahta karşıladı. Ardından da Cumhurbaşkanlığının önemli kabullerinin tamamı Avlabar’a taşındı.

Bidzina İvanişvili bu kararı eleştirdi, ancak konu esasen son BM Genel Kurulu kavgasında patlak verdi.  Avrupa-Atlantik Entegrasyon Bakanı Aleksi Petriaşvili, Avlabar’daki rezidansta Dışişleri Bakanlığının bulunması gerektiğini söyledi. Bakan, Cumhurbaşkanı Margvelaşvili’nin Atoneli sokağındaki rezidansa taşınmasının doğru olacağını, çeşitli mekanlarda verilen kabullerin harcamalarını devletin karşılayamayacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamada ise Margvelaşvili’nin Atoneli sokağında yapılmakta olan rezidansa taşınmak niyetinde olmadığı kaydedildi.

Krizin kaynağı ne?

2012 senesinde Gürcistan’da Mihail Saakaşvili liderliğindeki Birleşik Ulusal Harekat’ın parlamentodaki çoğunluğuna son veren Gürcü Hayali koalisyonu  bir senelik Cumhurbaşkanlığı-hükümet uyuşmazlığının ardından geçtiğimiz ekim ayında iktidarın tamamına sahip oldu. Görünürdeki siyasete geliş nedeni Saakaşvili iktidarına son vermek olan Başbakan Bidzina İvanişvili’nin bizzat aday gösterdiği Giorgi Margvelaşvili, Gürcistan’ın yeni Cumhurbaşkanı seçildi. İvanişvili,  Margvelaşvili ile birlikte yaptığı zafer kutlamalarının ardından Başbakanlıktan ayrıldı ve görevi, 8 senedir kendi şirketlerinde çalışan, Gürcistan siyasi çevrelerinde “İvanişvili’nin adamı” diye bilinen 31 yaşındaki İrakli Garibaşvili’ye devretti. Gürcistan siyasetine aniden giriş yapan gizemli milyarder Başbakan iktidarın dizaynını gerçekleştirdikten sonra sahneden çekildi.  Daha doğrusu, sahnenin önünden…

1410962131_upload-dsc-5280-pic4-zoom-1000x1000-57866Hiç kuşkusuz, bu,  Gürcü Hayali koalisyonu ve şahsen İvanişvili adına büyük başarıydı ve hem Cumhurbaşkanlığının, hem hükümetin aynı siyasi gücün kontrolünde olması son yıllarda siyasi krizlerle çalkanan Gürcistan için istikrar vaat ediyordu. Ancak hem Anayasadan kaynaklanan anlaşmazlıklar,  hem  sahnenin önünden arkasına geçen Bidzina İvanişvili’nin ülkeyi yönetmeyi sürdürme çabaları, hem de Margvelaşvili’nin beklendiği gibi “laf dinleyen”  Cumhurbaşkanı olmaması bu umutları kısa sürede tüketti.

Nedenler bunlar, peki sorumluluk kimin üzerinde? Gürcü uzmanların bu konudaki görüşleri farklı.

Vestnik Kafkaza sitesine konuşan Nana Devdariani’ye göre, gerilim Margvelaşvili’den kaynaklanıyor: “Yaşanan gerilimin sorumluluğu tamamen Cumhurbaşkanının üzerinde. Çünkü o, seçime hangi yetkilerle katıldığını çok iyi biliyordu. Cumhurbaşkanının yetkilerinin tamamen sınırlandırılması zamanında ikinci döneminden sonra Başbakan olmaya hazırlanan Mihail Saakaşvili’nin hizmeti.  Dolayısıyla, Cumhurbaşkanının her hangi özel yetkisi yok. Şimdi Margvelaşvili seçildikten bir sene sonra birden bütün yetkilerin Başbakan’ın elinde olduğunun farkına varıyor. Ama o sokaktan gelme bir adam değil, kendisi felsefeci ve seçime hangi şartlarla katıldığını biliyordu”.

Nana Devdariani, Margvelaşvili’nin bir sene sonra yetki tartışması yapmasını Cumhurbaşkanının eski ilişkileri ile açıklıyor: “Cumhurbaşkanını bu tartışmaya Ulusal Harekat temsilcilerinin ittiği söyleniyor. Onun Ulusal Harekat’çılarla eski ilişkileri ve dostlukları var ve bana göre, bu söylentiler boşuna değil”.

Diğer uzman Petre Mamradze de aynı düşüncede. Mamradze’ye göre, Margvelaşvili’nin direkt veya dolayısıyla Birleşik Ulusal Harekat’ın siparişini yerine getirdiğini bildiriyor: “O kendisi Saakaşvili’nin yaptırdığı saraya gitmemek gerektiğini söylüyordu, ancak sonra kendi sözünü bozdu ve oraya gitti.  Çünkü Saakaşvili böyle istiyordu. Başsavcılık, Saakaşvili’nin suçlanması için gerekçe oluşturabilecek belgelerin üzerinden “gizli” ibaresinin kaldırılmasını talep etti, ancak Cumhurbaşkanı bunu yapmadı. Şimdi de sürekli bu tartışmalar yaşanıyor. Kesinlikle hükümeti ve Başbakan Garibaşvili’yi savunmuyorum, onların suçu Cumhurbaşkanı’ndan az değil. Ama Cumhurbaşkanının her seferinde direkt veya dolaylı olarak Birleşik Harekat’ın siparişlerini yerine getirmesi sempati doğurmuyor. Bu kez skandal daha da büyük ve Ulusal Harekat bunu uzun süre kullanacak.  Ulusal Harekat’ta Cumhurbaşkanının çok sayıda çocukluk arkadaşı bulunuyor ve bu, onun için siyasi ilkelerden daha önemli”.

Gürcistan’ın tanınan politika uzmanlarından Ramaz Sakvarelidze  diğer uzmanlardan farklı olarak sorunun Anayasa’daki boşluklardan kaynaklandığını söylüyor.  Sakvarelidze’ye göre, Anayasa’da dış politika konusunda hükümetin ve Cumhurbaşkanının yetkileri net şekilde ifade edilmediği ve ayrılmadığı için bu sorunlar yaşanıyor: “İki taraf da yetkinin kendisinde olduğunu düşünüyor. Saakaşvili dönemince aceleyle kabul edilen Anayasa’daki bu eksiklik Cumhurbaşkanı ve Başbakan arasındaki ilişkileri bozuyor”.

Kafkasya uzmanı Mamuka Areşidze’ye göre ise sorunun kaynağı eski Başbakan İvanişvili ile Margvelaşvili arasındaki soğukluk “İvanişvili için Margvelaşvili artık bir kişilik olarak mevcut değil.  Margvelaşvili Cumhurbaşkanlığının ilk günlerinde ilişkileri soğutacak adımlar attı. Ben onun yerinde olsam, Garibaşvili ve İvanişvili ile ilişkileri düzeltmeye çalışırdım. Bu çatışma ülkeye zarar veriyor”. Areşidze’ye göre, iki taraf arasında anlaşma sağlanmazsa, Margvelaşvili istifa etmek zorunda kalacak.

Diğer bir uzman Niki Çitadze ise krizin sorumlusunun Margvelaşvili olmadığı görüşünde. Çitadze’ye göre, anayasanın değişmesine rağmen halen Cumhurbaşkanının yeteri kadar yetkisi bulunuyor: “Her şeyden önce bizim Gürcistan Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiğini unutmamamız gerekiyor. Margvelaşvili %62 oy almış bir Cumhurbaşkanı.  Gürcistan parlamenter cumhuriyet değil, yarı  parlamenter cumhuriyet ve bu nedenle Cumhurbaşkanının yeteri kadar yetkisi var. Gürcistan Anayasası’nın 44.maddesine yapılan değişikliklerle Cumhurbaşkanının yine de yeteri kadar yetkisi bulunuyor. Öte yandan, Anayasa’nın 73.maddesinde Gürcistan Cumhurbaşkanının uluslararası ilişkilerde ülkenin yetkili ismi olduğu bildiriliyor. Bu nedenle de BM Genel Kurulu’na Cumhurbaşkanının katılması gerekiyordu. Zira davetiye de onun adına gelmişti”.

1410962204_b0bfe9aa-7448-49f8-bccc-1ffa6b5cf15e-mw1024-s-n

Sorunun nedenine ilişkin en açık ve en net yorumu ise Gürcü-Amerikan Üniversitesi öğretim görevlisi, siyaset uzmanı, profesör Soso Tsintsadze yaptı.  Tsintsadzeye göre, İvanişvili ekibi Gürcistan Cumhurbaşkanına evin sahibinin kim olduğunu gösterdi: “Margvelaşvili İvanişvili’den çok da hak etmediği bu hediyeyi almayı kabul ettiğinde hak edilmeyen her hediyenin arkasında resmi ve gayri-resmi taahhütlerin olduğunu bilmesi gerekiyordu”.  Tsintsadze, Gürcistan iktidarı içerisinde çok ciddi çatışmaların olduğunu ve bunların gerek ülkeye, gerek halka iyi hiçbir şey vaat etmediğini düşünüyor.

Gerilim bitecek gibi görünmüyor

Uzmanlara göre, şimdilik sorun çözülmüş gibi görünse de, İvanişvili ekibiyle Margvelaşvili arasındaki gerilim sonlanacak gibi görünmüyor. Siyaset uzmanı İrakli Tskitişvili,  gerilimin artık karşılıklı düşmanlığa dönüştüğünü söylüyor: “Belki şimdi gerilimi dondurmaya çalışacaklar, ama er veya geç yeni görüş ayrılıkları ortaya çıkacak. Çünkü hükümet üyeleri İvanişvili’nin söylediklerini tekrarlıyor. Onlar Cumhurbaşkanına yerini göstermeye çalışıyorlar. Cumhurbaşkanı geri adım atmaz da yetki ve fonksiyon tartışmasını sürdürürse, iş görevden uzaklaştırmaya bile varabilir”.

Gerçi iktidar temsilcileri henüz güven oylamasıyla görevden uzaklaştırma ihtimalini henüz yüksek sesle dillendirmiyor, ancak Margvelaşvili’nin İvanişvili’nin “çerçevesinden” çıktığını saklamak artık çok zor. Eski Başbakan, gerek Cumhurbaşkanını, gerekse de hükümeti ve parlamentoyu kendisine borçlu olarak görüyor ve gerek iç politikada, gerekse de dış politikada bunun gereğinin yapılmasını istiyor. Ancak İvanişvili’nin  “oyun hamuru” olacağına inanılan  Margvelaşvili’nin beklendiği gibi uysal ve hazır kalıba uyan Cumhurbaşkanı olmaması eski Başbakan’ın bu talebinin önünde çok ciddi bir engel oluşturuyor.

Kaynak:

http://www.trtturk.com/haber/-gurcu-hayali-nde-catlak-84313.html