Günter Verheugen:Türkiye ve Ukrayna AB’ye aittir

16 Ekim 2013 Kapalı Yazar: admin

gunter-verheugenturkiye-ve-ukrayna-abye-aittir

Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Eski Komiseri Günter Verheugen, Alman Frankfurter Rundschau gazetesine verdiği mülakatta Türkiye ve Ukrayna’nın AB’ye ait olduğu söyledi.Mülakat şöyle:

Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Eski Komiseri Günter Verheugen ile Doğu’ya Doğru Genişlemenin Perspektifi ve Avantajları Üzerine Bir Söyleşi

  • SORU: Sayın Verheugen, Ukrayna ve Türkiye AB’ye katılmalı mı?

GÜNTER VERHEUGEN: Evet, AB zaten Türkiye konusunda hedefini açıklamıştır. AB’nin bir Avrupa ülkesi olan Ukrayna’nın üyelik perspektifi ihtimalini de açık tutması gerektiğini düşünüyorum.

  • SORU: Sizce bu yakınlaşma, AB’ye ne tür avantajlar sağlar?

VERHEUGEN: Bu, Avrupa’daki politikacıların uzun süre cevaplamaktan kaçındıkları önemli bir soru. AB’nin sürekli olarak Ukrayna’ya güvenilir bir üyelik perspektifi sunmaktan kaçınması akıllıca bir davranış değildir. Ukrayna devasa bir ekonomik potansiyeldir. Eğer AB’nin 21. yüzyılın küreselleşmiş dünyasının şekillendiricisi olmasını istiyorsak yeni güç kaynaklarına ihtiyacımız var. Buna Türkiye ve her hâlükârda Ukrayna dâhildir.

  • SORU: Ukrayna ile Türkiye’nin katılımı, AB vatandaşlarını zorlamaz mıydı?

VERHEUGEN: Açıkçası vatandaşları neyin zorlayacağını bilmiyorum. Toplumların gönüllü olarak Avrupa Ailesine uyum sağlaması, bütün taraflara istikrar, güven ve refah kazandırır. Benim olaylara bakış açımın Almanya’da yaygın olmadığını biliyorum. “Artık yeter.” şeklinde güçlü bir görüş hâkim. Bu düşünce tarzını tamamen yanlış buluyorum.

  • SORU: Neden?

VERHEUGEN: Şimdiye kadar gerçekleşen genişlemelerden, siyasi ve ekonomik olarak en fazla avantajlı çıkan ülke öncelikle Almanya oldu. Türkiye ve Ukrayna’nın üyeliğinden de avantajlı çıkılacağı kesin. Bu yüzden genişlemeyi günah keçisi yapmak yerine ihtiyatlı bir şekilde ilerletilmesinden yanayım. Maalesef AB içindeki birçok politikacı, Türkiye örneğinde olduğu gibi, nahoş gerçekleri dile getirme, hatta kendi politikaları için mücadele etme cesaretinden yoksun.