Globalleşen ABD Krizi ve Düşündürdükleri

24 Mart 2008 Kapalı Yazar: admin

Image

ABD’de Subprime Mortgage krizi ile başlayıp ardından likidite ve finans krizine dönüşüp, yaşanan Resesyon süreci ve CDO’lar aracılığı ile bütün dünyayı tetikleyen Global Kriz sonunda reel sektöre de bulaşma aşamasında bulunmaktadır. Bankalar bilânçolarında “”geri dönmeyen krediler”” gibi başlıklar altında yavaş yavaş zararlarını açıklamakta ve finans dünyasındaki toplam zararın 1 trilyon USD gibi hiçbir gücün karşılayamayacağı boyutlarda ortaya çıkacağı ciddi otoritelerce tahmin edilmektedir.

Bir yandan AMBAC, MBIA gibi sigorta şirketlerinde CDS’leri kurtarma operasyonları sürerken, kriz Bearn Stears’in 160 dolarlık hisselerinin 2 dolara düşüp, JP Morgan’a satılması örneğinde görüldüğü üzere iflas sorununa doğru yol almakta ve bu örnek başta FED ve ABD olmak üzere G7 içersindeki merkez bankaları tarafından alınacak önlemler başarılı olmazsa yaşanacak felaketin yine boyutları hakkında ipuçları vermektedir.

Şu an faiz indirimleri ile piyasaları kontrol altına almaya çalışan FED’in iskonto kredilerinde uyguladığı yöntem 1929’lu yıllarda uyguladığı yöntem ile benzerlik taşımakta ve yine FED 200 Milyar USD’lık bir operasyon ile alıcısı düşmüş CDO’ları alıp yerine likit olan ABD hazine bonolarını sunarak adeta bir itfaiye rolünde yangını söndürmeye çalışmaktadır.

Yapı ve mekanizması itibarı ile kimi ekonomi otoritelerince ciddi sorgulanmaya başlanan USD ’ın ( Prof. Dr. Eberhard Hamer ) Japonya’dan AB’ye kadar dünya merkez bankalarındaki döviz rezervlerinin %75 ini oluşturması, krizin ayrışma teorisyenlerinin tersine bütün dünyayı çok olumsuz etkileme olasılığına ayrı bir baz teşkil etmektedir. Ayrıca AB’de Enflasyonun ancak 5200 milyar USD dış borçlu ABD’de resesyonun ön plana çıkması ve yol açacağı sonuçlar merak konusudur.

Piyasalar ve özelikle FOREX piyasaları “”ayı sürecine”” alışkın olmamaları itibariyle çok zorlanmakta, yer yer yaşanan “”panik ataklar”” küçük yatırımcılar için ciddi riskler ( ya da fırsatlar) teşkil etmektedir.

Teori de olsa adım adım Global krize doğru yaşanan süreci ertelemenin tek yolu dünyanın lokomotifi olan New York Dow Jones indeksini tekrar yukarı tetikleyip “”boğa piyasasına”” çevirmek olacaktır. Böyle bir süreç ABD seçimlerini Demokratlar karşısında hemen hemen kaybetmesi kesin olan Cumhuriyetçiler için tekrar bir umut teşkil edebilir. Örneğin Petrol fiyatlarının 115 – 120 USD bandına çıkıp seçim sonuna kadar istikrarlı bir seyir göstermesi varsayımı gibi… Diğer yandan Demokratlarda da gelenekçi Hillary ile değişimci ve sıra dışı hukukçu Obama arası ön seçimleri kesin olarak kimin kazanacağı piyasaların gelecekteki akışı için ilginç bir özellik taşımaktadır.

Krizlerde en ciddi risklerden birisini belirsizlik teşkil etmektedir. Çünkü belirsizliğin piyasalarda ölçütü bulunmamaktadır. Zaten çok yüksek iç ve dış borç stoku ve cari açığı ile hassas dengeler üzerinde dışa indeksli ekonomisini sürdüren Türkiye’de önce Türban sonra kapatma davası ile sertleşen iç politik çekişmeler dış piyasalar gözü ile belirsiz bir süreç ortaya çıkarmış ve bu süreç maalesef fiyatlanmaya başlanmıştır. Kriz daha yaklaşma süreci içersindeyken dahi tesirini en çok Türkiye’de göstermiş ve İMKB’de borsa indeksli reel ekonomi yılbaşından bu yana yaklaşık 88 Milyar dolar eriyerek değeri 200 milyar dolara inmiştir.

Dış dünya gözü ile Türkiye yaklaşan fırtınada denizin ortasında içindekilerin verilecek rota ve çekilecek küreği hala tartıştığı bir sandala benzetilmekte ve bu yönü ile de tarihi bir süreç içersinde bulunmaktadır.

SONUÇ: ABD’de Subprime Mortgage’den başlayıp ironik olarak çağımızın mühendislik harikası diye adlandırılan CDO’lar vasıtası ile bütün dünyaya yayılan ve karşılanamaz muazzam zararlara yol açıp “”global bono zedeler”” faciası ile sonuçlanabilecek Mega Kriz bu sene içinde ve bilânçoların kesin ortaya dökülmesi ve Resesyonun tescil edilmesi itibarı ile ilk çeyrek sonu patlak verme en yüksek olasılığı altında bulunmaktadır.

Dünya Online’a yorumlayan: Global FX İstanbul YKB Bekir Kavruk

www.dunyagazetesi.com.tr