Financial Times: “Ukrayna’da basın özgürlüğü yine geriliyor”

26 Eylül 2010 Kapalı Yazar: admin
basin55Financial Times gazetesinin başyazısı: Turuncu Devrim’in demokratik kazanımlarını kaybetmemesi gereken Ukrayna’da, hükümetin basına yaklaşımı endişe verici.

AB ve ABD geçen hafta Ukrayna’ya gazetecilerin güvenliğinin tam anlamıyla sağlanması çağrısı yaptı; bu çağrı, yolsuzlukları ortaya çıkaran gazeteci Georgy Gongadze’nin öldürülmesinin 10 yıl sonrasına denk geliyordu. Çağrılar yeniden başgösteren endişelerden kaynaklanıyor. Ukrayna makamları, geçenlerde bir başka araştırmacı gazetecinin, Vasil Klimentiyev’in ortadan kaybolmasıyla ilgili sorularla yüz yüze. Medya ve insan hakları gözlemcileri için Klimentiyev, 2004’teki Turuncu Devrim’in ardından basın özgürlüğü ve demokratik özgürlükler konusunda sağlanan ilerlemelerin, Rusya yanlısı Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in şubatta seçilmesinden beri hızla aşınmasını simgeleyen bir örnek haline geldi. Bazıları Yanukoviç’i, Rusya lideri Vladimir Putin’in yumuşak otoriterliği doğrultusunda ilerlemekle suçluyor.

Endişeler boşuna değil. Yanukoviç parlamento çoğunluğunu sağlarken anayasal kuralları eğip büktü. Batı yanlısı selefinin döneminde atanan üç anayasa mahkemesi yargıcı, soru işaretleri yaratan koşullar altında istifa etti. Koalisyonu, yerel seçimde rekabeti sınırlayan bir yasa kabul etti (gerçi sonradan kısmen geri alındı). Yanukoviç dalga geçer gibi, başkanlık sisteminden parlamenter sisteme doğru değişimi tersine çevirmeye çalışıyor; halbuki başkan olmadan önce bunu destekliyordu.

Bu arada gazeteciler sansürün ve göz korkutmanın döndüğünden yakınıyor. Muhalefetle bağlantılı iki bağımsız kanalın yayın ruhsatları geçenlerde iptal edildi. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, medyayı ‘doğrudan engelleme girişimlerinde ciddi artış’ olduğu uyarısında bulunuyor. Rusya’yla farklılıklar da söz konusu; Ukrayna partileri iş dünyasının çıkarlarının araçları olmaya meyilli. Yanukoviç’in iktidarı, Putin’in devlet gücünü dayatmasından ziyade bir grup baronun devleti ele geçirmesine daha çok benziyor.

Ancak tüm bunlara nasıl tepki verileceği Batı için bir ikilem teşkil ediyor. Keskin tepkiler Yanukoviç’i Rusya’nın kollarına daha fazla itebilir. AB, üyeliğe hevesli önceki hükümeti yüz üstü bırakmakla Ukrayna’da güç kaybetti ve bu hükümetin iç çekişmeleri birçok Ukraynalıyı hayal kırıklığına uğrattı. Fakat Yanukoviç’in iş dünyasından destekçilerinin Rusya’dan ziyade Avrupa’yla yakın ilişkilerden yana olduğuna dair işaretler var. AB bu tür bir entegrasyonun Avrupa değerlerini kabul etmeyi gerektirdiğini vurgulamalı. Turuncu Devrim’in demokratik kazanımlarının tersine çevrilmesine izin verilmemeli. (radikal.com.tr)