Avrupa’nın kurtuluş savaşı

26 Ekim 2011 Kapalı Yazar: admin

haber

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Avrupa’nın kurtuluş savaşı

Avrupa Birliği bugün ‘kader zirvesi’ni topluyor. Krize karşı beklenen sonuçlar alınmazsa hem AB’nin tamamının hem de euro’nun ‘bilinmeyene’ yelken açma riski var…

Sadece ekonomik anlamda değil krizin yarattığı olumsuzluk nedeniyle siyasi ve sosyal anlamda da uçurumun kenarında olan Avrupa Birliği (AB), bugün tarihi zirvelerinden birini topluyor.
Brüksel’deki toplantı “kader zirvesi” niteliğinde. Bu zirveden çıkacak sonuçların beklentileri karşılamaması halinde sadece Euro Bölgesi ülkeleri değil AB’nin tamamı “bir bilinmeyene doğru yelken açma” riskiyle karşı karşıya kalacak. Krize merhem olacağı düşünülen önlemler konusunda belirgin bir ilerleme sağlansa da üye ülkeler arasındaki kamplaşmalar zirveden çıkacak sonuçlarla ilgili soru işaretlerinin son ana kadar devam edeceğini gösteriyor.
Fransa’nın Almanya karşısındaki direncinin kırılması üzerine uzlaşı beklentisi yükselirken dün yaşanan bazı gelişmeler endişeleri yeniden artırdı.

Maliye bakanlarına iptal…
Bir sonraki domino taşı olma riski yüksek olan İtalya’da Brüksel’in talepleri nedeniyle hükümet krizine ramak kalırken zirvenin taslak sonuç bildirisinde Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB), İtalya ve İspanya tahvillerini almasını teşvik eden ifadelere Almanya Başbakanı Angela Merkel’in yeşil ışık yakmaması gerginliği tırmandırdı. Euro Bölgesi’nde yer almayan 10 AB ülkesinin, Euro Bölgesi’nde olan AB üyeleri Avrupa Mali İstikrar Fonu (EFSF) konusunda anlaşmadan Avrupa bankalarına kaynak sağlanması konusundaki anlaşmaya onay vermek istememeleri de yaşanan kamplaşmayı net şekilde ortaya koydu. Bu gelişmeler üzerine AB Dönem Başkanı Polonya, normalde zirve öncesi teknik detayları halletmek için toplanması gereken maliye bakanları toplantısını iptal ederek topun tamamen liderlere bırakılmasına karar verdi.
AB liderleri ise, yaşamsal önemde ‘4 alanda’ son dakikaya kadar müzakereleri sürdürdü. Tarihi zirve öncesinde gelinen son nokta şöyle özetlenebilir:

YUNANİSTAN’IN BORÇLARI
Mevcut veriler Yunanistan’ın borçlarını döndüremeyeceğini net şekilde ortaya koyuyor. AB liderleri bankalardan Atina’nın borçlarını gönüllü olarak silmesini istedi. Bankalar, yüzde 40 oranında olmak kaydıyla bu talebe olumlu yanıt verdi. AB ise bu oranın yüzde 60 düzeyine kadar çıkması gerektiği görüşünde. Anlaşmanın yüzde 50’ler civarındaki bir dilimde sağlanma olasılığı yüksek.

BANKACILIK SEKTÖRÜ
Yunanistan’daki krizin derinden etkilediği bankacılık sektörünün güçlendirilmesinin gerekli olduğu konusunda konsensüs var. Bankalara kaynak aktarımının 108 milyar euro düzeyinde olması öngörülüyor.

KURTARMA FONU ‘EFSF’
EFSF, en tartışmalı başlıklardan birini oluşturuyor. Fransa ve Almanya’nın kendi pozisyonlarında ısrar etmesi ciddi bir gecikme yaşanmasına neden oldu. Almanya’nın taviz vermez ve kararlı tutumu karşısında Fransa havlu atınca uzlaşı ihtimali yükseldi. Şu anki kapasitesi 440 milyar euro olan EFSF konusunda AB liderlerinin 1 trilyon euro düzeyini aşan bir karara imza atması bekleniyor. Masada, fonun yeni tahvillerin bir kısmına garanti sağlamasında kullanılmasına ve “özel amaçlı yatırım aracı” (SPIV) oluşturulmasına dayanan iki opsiyon var.

YAYILMA RİSKİ
AB bir yandan siyasi ve ekonomik alanda stratejik kararlar almaya çalışırken öte yandan da piyasaların hedef tahtasında olan riskli üyelerinin somut adım atmasını sağlamaya çalışıyor. Gelinen aşamada herkes tüm dengeleri alt üst etme potansiyeli olan İtalya üzerine odaklanmış durumda. EFSF’in İtalya’nın borçlarının bir bölümünü satın alması gündemde.
http://m.milliyet.com.tr/NewsDetail.aspx?NewsID=1455241&CategoryIDs=3,11