Erdoğan’ın “tarihi” Moskova zirvesi: Kim kimden ne istedi?

17 Mart 2011 Kapalı Yazar: admin
erdmed_copyMoskova dün, Türk-Rus ilişkileri açısından son yılların en önemli zirvelerinden birine sahne oldu. İki tarafın enerji konusunda kıran kırana pazarlıklarına sahne olan Kremlin Sarayı’ndaki toplantı, planlanandan 2 saat fazla sürdü. Zamzan zaman tansiyonun yükseldiği, gergin anlar yaşanan zirvede hangi ana başlıkta hangi noktaya gelindi? İşte zirvenin perde arkası: 

Moskova’da dün Üst Düzey İstişare Konseyi’nin 2’nci toplantısı yapıldı. Ancak enerji ile ilgil gündemin yoğunuğu yüzünden zirve “sembolik” öneminin çok ötesine taşındı. Türk ve Rus tarafları, ilgili bakanlarıyla “tam kadro” katıldıkları toplantıyı öğle yemeğine kadar planlamalarına rağmen, pek çok konuda ilerleme sağlanamayınca yemek sonrasında da müzakerelere devam edildi. Basın toplantısı da planlanandan 2 saat daha geç başladı.

Toplantının ardından Medvedev’in daha durgun ve zaman zaman “keyifsiz” olduğu gözlendi. Basının karşısında Başbakan Erdoğan sorunlardan çok özellkle Türk-Rus diplomatik ilişkilerinin 90’ıncı yıldönümüne vurgu yaparak, nükleer enerji konusunda da Rusya ile geri adım atmayacaklarını özellikle vurgulayarak havayı yumuşatmaya çalıştı.

Ancak müzakerelere katılan iki ülke heyetlerinin gerginliği gözden kaçmadı. Basın toplantısı bittikten sonra salonda bazı üst düzey yetkililerin ayaküstü görüşmelere devam ettiği dikkat çekti.

Masadaki önemli konularda son durum şöyle:

VİZE: Son dönemeç de geçildi. Yasal süreçte son adım olan “nota teatisi” dışişleri bakanları tarafından gerçekleştirildi. Bu durumda, 30 gün sonra, yani 17 Nisan sonrası günlerde vizesiz geçişlerin resmen başlaması gerekiyor. Son yılların en büyük kazanımı bu adım oldu. 90 gün içinde en fazla 30 gün vizesiz kalınabilecek. Bu sadece turistleri kaspıyor. Burada sürekli yaşayan ve çalışanlar için bir değişiklik yok.

NÜKLEER SANTRAL: Japonya’daki gelişmelerin ardından Rus basınına “Nükleer enerji tüm dünyada tartışılmaya başlandı, Türkiye vazgeçebilir mi? Ya da projede frene basabilir mi?” sorusu öne çıkmıştı. Ancak Erdoğan bu konuda “çok açık ve net” konuştu: “Aynen devam. Risk her yatırımda olur. Büyük deprem olacak diye yatırım yapmayacak mıyız? Gerekli önlemler ona göre alınır ve santral yapılır. Nisan sonu ya da mayıs başı ilk kazma vurulacak ve santral inşaatı başlayacak” deyip Rus tarafını rahatlattı. Aslında bu proje ile ilgili de bazı teknik detaylar henüz halledilmemişti ama Erdoğan’ın açıklamasıyla “kısa sürede halledileceği” anlamı çıktı. Bir anlamda Erdoğan bu konuda en baştan net konuşup diğer enerji konular için elini güçlendirmek istedi.

DOĞALGAZ FİYATI: Türkiye Rusya’ya, “Dünya ekonomik krizden geçiyor. 2014 yılı sonuna kadar gaz anlaşmalarından doğan ‘al ya da öde’ şartınu dondurmanızı istiyoruz. Bu arada fiyatta da ndirim bekliyoruz” dedi. Gazprom buna ilkesel olarak karşı. Avrupa’daki diğer alıcılara emsal yaratmaktan korkuyor. Medvedev ise, bu konunun “diğer müzakere konuları ile birlikte değerlendirilebileceğinin” sinyalini verdi, “karşılıklı tavizler ve karşılıklı fayda temelinde fiyat indirimi olabileceğini” vurguladı. Yani Rusya “Veririm ama önce karşılığında ne alacağıma bakarım” diyor.

GÜNEY AKIM: En önemli soru işaretlerinden biri bu proje. Rusya “Türkiye’nin Karadeniz’deki ekonomik sularını kullanmamıza resmi izin zamanında verilmedi, nedenini anlamıyoruz” diyerek memnunyetsizliğiğni bildirdi. Türk tarafı ise, inşaat izniden önce ekolojik-sismolojik etüdler için izin verilmesi gerektiğini, Gazprom’un önce bu aşamayı geçmesi gerektiğin, ortada bir “sorun” değil bir “süreç” olduğunu savunuyor. Yani Rus tarafında alenen söylenmese de “Türkiye Nabucco’yu gündemde tutmak için izinleri geciktiriyor” yargısı var, Türk tarafı ise “Bu bir süreç, bazı aşamaları atlayıp inşaat için izin verilemez, önce etüdler gerektiği gibi yapılmalı, Gazprom bunun şartlarını yerine getirirse zaten sorun kalmaz” diyor. Bu sorunlar Rusya’nın Güney Akım projesini tamamen askıya alacağı yorumlarını güçlendiriyor.

SAMSUN-CEYHAN: Diğer projelerle birlikte değerlendirilen ve karşılıklı pazarlık kozlarından biri gibi görünen projede de sorunlar var. Rusya, bu boru hattından transit geçiş ücretini çok pahalı buluyor. Ayrıca projede “büyük ortak” olmak istiyor. “Biz çok daha ucuz Boğazlar’dan tankelerle petrol taşıyoruz, İstanbul’un yükünü hafifletmek için yapılacak bu projede fiyatlar makul olmalı. Yoksa tankerlere taşımaya devam ederiz” diyor. Burada projenin Rus ortağı olan şirketlerin Çalık Grubu ile anlaşamadıkları anlaşılıyor. Pazarlıklar sürüyor.

TürRus.Com’a görüşmelere ilişkin değelrndirmeler yapan bir Türk kaynak, “İki ülkenin kısa sürede sağlam temellere oturttuğu güven anlayışı sağlam. Bunun üstüne bina kurmak daha kolay olur. Herkes haklı olarak kendi hesabını yapıyor. Birbirimizi daha iyi anlamak ve sonuca varmak için daha fazla konuşacağız, daha fazla tartışacağız. Bundan olumsuz değil olumlu sonuçlar çıkar. Zaten bu kadar önemli konularda birkaç saatlik görüşmelerde nihai sonuç beklemek doğru olmaz. İki taraf muhakkak bir orta yolda buluşacaktır. Müzakelerin çetin geçmesi, iki tarafın da argümanlarında güçlü olduğunu gösteren faktör. Eşit tarafların müzakereleri uzun sürer, zorlu geçer ama sonuç daha tatmin edici olur” dedi.(turkrus.com)