Erdoğan İşcan: “Amacımız karşılıklı olarak vizesiz bir sistem oluşturmak”

26 Kasım 2008 Kapalı Yazar: admin

Türkiye Ukrayna’yı stratejik ortak olarak görüyor mu?

Bu soruya “bazı alanlarda evet” şeklinde yanıt verebilirim.  Şüphesiz ki Ukrayna ile Türkiye arasındaki ilişkiler çok yönlü ve uzun dönemli perspektif içeriyor. Bu durumu, Türkiye ve Ukrayna arasındaki ilişkilerin doğası gereği, stratejik nitelikli ve stratejik ortaklığa doğru ilerleyen ilişkiler görüyorum.

Ukrayna vatandaşları ne zaman Türkiye’ye vizesiz seyahat edebilecekler?

Sorunuzu Ukrayna vatandaşlarının Türkiye’ye, Türk vatandaşlarının Ukrayna’ya girişleri şeklinde genişletmek istiyorum. İkili ilişkilerimiz ve bölgesel işbriliğimiz düşünüldüğünde vize sorunu aslında çözüme kavuşturulması gereken en önemli konu.

Ukrayna vatandaşları Türkiye’ye girişleri sırasında kolaylıkla vize alabiliyor, Türkiye’de üç ay süre ile kalabiliyorlar. Ancak Türk vatandaşları Ukrayna vizesini ülkelerindeki Ukrayna temsilciliklerinden temin etmek zorundalar ve bu çok kolay değil. Sınır geçişi sırasında da bazı zorluklarla karşılaşabiliyorlar.

Türkiye’nin; Ukrayna’ya giriş için vatandaşları vize almak zorunda olan tek NATO üyesi ülke olduğunu hatırlatmak isterim. Bu, ikili işbirliğimizin doğasına aykırı bir durum. Öte yandan sorun sadece ülkenizi kültürel veya turistik amaçlarla ziyaret etmek isteyen Türk vatandaşları için geçerli de değil. Bu durum Ukrayna’ya yatırım yapmak isteyen Türkler için de caydırıcı nitelik taşıyor. Ayrıca, bu uygulama Türk iş temsilcileri için batılı rakipleri karşısında olumsuz ayrımcılık anlamına geliyor.

Bizim öncelikli hedefimiz vize rejiminin karşılıklı olarak kaldırılması. Bunun gerçekleşmesi için önemli bir adım iki ülke arasındaki vize rejiminin kolaylaştırılması konusunda anlaşmaya varılması. Anlaşma metni büyük ölçüde hazır. Önümüzdeki yılın başında ya da belki bu yılın sonundan önce imzalanabileceğini umuyorum. Ukrayna’nın Türk vatandaşları için vize uygulamasını kaldırması halinde, Ankara’nın da Ukrayna vatandaşları için vize uygulamasını kaldırmaya hazır olduğunu belirtmek isterim.

Ticari ilişkiler de gelişiyor mu?

Evet, hem de oldukça dinamik bir şekilde. 2001 – 2007 yılları arasında iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 1 milyar Dolar’dan 6 milyar Dolar’a ulaştı. 2011 yılı için hedef dış ticaret hacminin 10 milyar Dolar’a yükseltilmesi ve bana göre bu hedefe ulaşacağız. Öte yandan, Türkiye açısından baktığımızda, iki ülke arasındaki dış ticaret dengesinde Ukrayna’nın 4,5 milyar Dolar’lık ihracatına karşılık 1,5 milyar Dolar’lık ithalat rakamı ile avantajlı bir konumda bulunduğunu görüyoruz. Ukrayna için memnunuz, ancak yine de dengenin sağlanmasını arzu ediyoruz.

Karşılıklı yatırım konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Bu konuda liderlik tartışmasız Türkiye’de. Ülkemizdeki Ukrayna yatırımları minimum düzeyde, toplam bir kaç yüz bin Dolar kadar. Biz Ukraynalı yatırımcıları daha fazla cesaretlendirmek istiyoruz, ancak sizin de anlayacağınız gibi bu durum Ukraynalı yatırımcıların Türkiye’ye olan ilgisinin artması ile orantılı.

Öte yandan Ukrayna’daki Türk yatırımları milyar Dolar ile ölçülüyor ve artmaya devam ediyor. İstatistiki veriler Türk yatırımlarının tamamını yansıtmıyor. Bildiğiniz gibi küreselleşme ile birlikte finans konusu da uluslararası bir nitelik kazandı ve bu açıdan bakıldığında bazı Türk yatırımları Ukrayna’ya üçüncü ülkeler üzerinden geliyor. Temelde Türk  yatırımı olan GSM operatörü Life:), resmi verilere göre başka bir kaynaktan gelmiş görünüyor.

Sanayi ve inşaat alanında neler söyleyebilirsiniz?

Bir çok Türk firmasının Ukrayna’ya olan artan ilgisini memnuniyet ile izliyorum. Önemli Türk inşaat firmalarının Ukrayna’daki yatırımları 2 milyar Dolar Düzeyinde. Donetsk’te stadyum inşa ediyorlar, Dinyeper üzerinde köprü inşaatı yapıyorlar, Ukrayna’nın farklı şehirlerinde konut projelerini gerçekleştiriyorlar.

Bir Türk firması Kiev – Odesa otoyolunun inşaatını bitirdi, halen Kiev – Lviv – Çop karayolunu yeniden inşa ediyor. Ayrıca yine bir Türk firması Borispil havalimanının yeni terminalinin yapımını üstlendi, iki hafta önce ben de terminal inşaatının temel atma töreninde bulunmuştum.

Gıda üretimi de önemli bir sektör. Tanınmış Türk firması Ülker 300 kişinin çalıştığı bir fabrika ile üretim yapıyor. Üretiminin büyük bölümünü Ukrayna’dan ihraç ediyor. Önemli bir faaliyet alanı da tekstil. Bir çok Türk tekstil firması Ukrayna’da ticaret alanında etkindir.

Tarım da ilgilendiğim önemli bir alan.

Her yıl sadece Kiev’de 20 – 25 fuar düzenleniyor ve söz konusu fuarlara Türk firmaları katılıyor. Bu durum Türk firmalarının Ukrayna’ya olan ilgisinin kanıtı olarak kabul edilebilir.

Türkiye Kırım’da turizm sektörüne yatırım yapıyor mu? Türkiye Kırım’ı kendi turizmine rakip olarak görüyor mu?

Şu anda daha çok planlıyor diyebiliriz. Bunun nedeni iki ülkede de yaşanan siyasi süreçler. Hem Türkiye hem de Ukrayna geçtiğimiz yıl seçim sürecinden geçti. Biz cumhurbaşkanlığı ardından da parlamento seçimlerini yaptık. Ukrayna’da  ise son seçimlerden sonra istikrar sağlanamadı. Sizin de anladığınız gibi bu durum gelişmeleri etkiliyor.

Rekabetten endişe etmiyoruz. Türk sahilleri Ukraynalı turistler için bir numaralı hedeftir. Vize rejiminde kolaylık sağlandıktan sonra Türk turistlerin de Ukrayna’yı ziyaret edecekleri kesindir.

Türkiye ne zaman Avrupa Birliği’ne üye olacak?

Eğer Avrupa Birliği’ne örneğin 100 km’lik bir yol olarak bakarsak, 2001 yılına kadar 40 kilometresini katettik, bugün ise 80. km’de olduğumuz söylenebilir. Üyeliğin 2012 – 2013’ten önce gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. AB; demokrasi, insan hakları, piyasa ekonomisin ortak değer olarak kabul edildiği bir proje. En yüksek standartları simgeliyor. Bir an önce tam üye olmayı arzu ediyoruz. Bu toplumun çağdaşlaşması açısından özendirici bir unsur. Bununla birlikte, AB üyeliği olmadan da, AB kriterlerine uyum yolunda ilerleme ve halkın yaşam standartlarını yükseltme iradesine bağlı kalmalıyız.

Öte yandan, bugün kriterlere uyum açısından Türkiye ile aynı düzeyde olmayan ülkelerin AB üyesi oldukları da bir gerçek. Bizim bu konudaki görüşümüz, Avrupa coğrafyasında olan ülkelerin, Ukrayna buna dahildir, hazır olduklarında AB üyeliğine kabul edilmeleri gerektiği yönündedir. Tüm ilişkiler iki yönlü bir cadde gibidir, adaylar elbette ödevlerini yerine getirecekler, ancak AB de bu sürece yeni engel koymamalıdır.

Kısa bir süre önce Türkiye Cumhurbaşkanı futbol maçı nedeni ile Erivan’ı ziyaret etti. İlişkiler gelişiyor. Bu süreç belki de Türkiye’nin, yüzyılın başında gerçekleşen sözde soykırımı tanıması ile sonuçlanabilir mi?

Sözünü ettiğiniz ziyaret diyalogun en üst siyasi düzeyde başlangıcı olarak görülebilir.

Soykırım iddiaları konusunda Türkiye’nin tutumu açıktır. O dönemde trajik gelişmeler olduğunu ve bir çok Ermeni’nin, Türk’ün ve Rus’un öldüğünü kabul ediyoruz. Ermeniler’in farklı bir yaklaşımı var. Ancak iddiaları kanıtlanamamıştır. Tarihin belgelendirilmiş gerçekler temelinde oluşturulmsı gerektiğine inanıyoruz. Ben kendim Alman arşivlerinde kapsamlı bir araştırma yaptım ve iddiaları desteleyen nitelikte  bir belgeye rastlamadım. Bizim arşivlerimiz açıktır, buna karşılık, Ermeni arşivleri kapalı olmayı sürdürmektedir. Son olarak, tarihin o dönemine ilişkin gerçekleri ortaya çıkaracak bir Ortak Tarih Komisyonu kurulmasını önerdik. Komisyon’un bulgularını kabul edeceğimizi beyan ettik. Bu çok önemli bir açıklık göstergesidir. Bu önerimize henüz yanıt almadık.

Eğer Türkiye toprakları üzerinde insan ticareti ile ilgili olarak bir bilgi alırsak nereyi arayabiliriz?

Bu konu ile ilgili olarak iki ülke yetkili makamları arasındaki işbirliği son dönemde güçlendi. İşbirliğini kolaylaştıracak bir anlaşmanın imzalanmasına yakınız. Kişisel olarak bu korkunç suçun sona erdirilmesi için kararlılığımı ifade etmek isterim. Bu konu ile ilgili olarak Büyükelçiliğe ya da bana telefonla, tercihan yazılı olarak bilgi verebilirsiniz. Bundan sonra yasal birimler harekete geçirilecektir. Telefon numarası: (+380 44) 281 0750; Faks: 285 6423.  

(TürkHaber Editörü Sayın Faik Serkan Bağ tarafından çevirilmiştir)