DTİK Avrasya Bölge Komitesi üyesi Yüce, Kazakistan ekonomisini anlattı 

17 Ekim 2017 Kapalı Yazar: TUİD WebAdmin

Serbest piyasa ekonomisine geçmesiyle birlikte tüm dünyadan yatırımcıların, profesyonellerin cazibe merkezi haline gelen eski Sovyet ülkeleri birçok Türk’ün de ilginç hikayelerini barındırıyor. Bağımsız Devletler Topluluğu’nda (BDT) Türk yatırımlarının en fazla yoğunlaştığı ülkelerden biri olan Kazakistan’a yıllarını veren işadamı Selçuk Yüce ile, kısa süreliğine geldiği Kiev’de söyleşi yapma şansını bulduk. Uzun süredir Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Avrasya Bölgesi Yönetim Kurulu üyesi de olan Yüce, Kazakistan ekonomisi ve ülkedeki Türk yatırımları hakkında bilgi verdi. Yüce, 23 senelik tecrübesiyle, eski Sovyet coğrafyasında iş yapma konusunda da tavsiyelerde bulundu:  

Biraz sizi tanıyabilir miyiz? 

1963 Adana doğumluyum. İlk,orta, lise eğitimimi Adana’da tamamladıktan sonra, 1985 Yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü’nden mezun oldum. Mezuniyetimden sonra sırasıyla Akas Madencilik, Inser Yapı, STFA , Carnaudmetalbox şirketlerinde görev yaptıktan sonra 1994 yazında Kazakistan’ta faaliyete başlayan Coca-Cola Almaty Bottlers’in kurucu ekibinde Mali İdari işler Direktörü olarak yer aldım. 3.5 yıl bu görevde bulunduktan sonra istifa ederek 1998 yılından itibaren kendi adıma çalışma kararı aldım. Gıda, gastronomi ve inşaat sektörlerinde yoğunlaşan ve ticari faaliyette bulunan şirketlerim, Kazakistan’da gerçekleştirilen bir çok önemli projeye katkı sağladı.

Uzun yıllardır eski Sovyet coğrafyasında bulunan biri olarak, bu ülkelerde iş yapmanın artı ve eksilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? BDT ülkelerine ilgi duyan yatırımcılara, girişimcilere ne gibi tavsiyeleriniz olabilir?

Uzun yıllardır bu coğrafyada iş yapan birisi olarak bu bölgelerde iş yapmanın başlıca avantajlarını şöyle sıralayabilirim: Birçok alanın boş ve bakir olduğunu, iş kurma maliyetinin gelişmiş ülkelere nazaran daha ekonomik olduğunu ve pazarın sürekli büyüdüğünü belirtebilirim. Diğer taraftan bu coğrafyada iş yapmanın başlıca sorunları olarak, finansal kaynaklara kolay ulaşma imkanının kısıtlılığını, sanayi bölgeleri – alt yapı eksikliklerini ve yeterli kalifiye iş gücü olmamasını gösterebilirim. 

Bu cografyada  is yapacak girişimcilere en önemli tavsiyem, bölgeye uzun vadeli yatırım yapmaları, yapacakları işte en iyisi olmayi hedeflemeleri ve yerel tecrübeye haiz yönetim ekibi kurmalarıdır.

Kazakistan ekonomisinin bugün içinde bulunduğu durumu nasıl görüyorsunuz? İlk gittiğiniz dönemle kıyaslayacak olursanız, ülke bugün ne durumda? 

Kazakistan bağımsızlığından bu yana dünya ekonomisine entegre olma sürecini en iyi başaran ülkelerin başında yer almaktadır. Önemli yeraltı kaynaklarına sahip bir ülke olup, başta petrol ve birçok değerli maden rezervlerini ham madde olarak ihraç etmekle birlikte, kaynakların ülkede işlenerek ihraç edilmesi için hızla sanayileşmekte, bu konuda yatırımları teşvik etmektedir. 2015 verilerine göre yoplam GSYİH’si 183.6 milyar dolar olup, kişi başı GSYİH’si (SAGP) 24 bin 500 dolardır. Yıllık enflasyonu yüzde 6,6, ekonomik büyüme oranı yüzde 1,2 ve işsizlik oranı yüzde 5 seviyelerindedir.

Kazakistan’daki Türk yatırımlarıyla ilgili biraz bilgi verir misiniz? 

Kazakistan ile Turkiye’nin ikili ticareti maalesef bugün istenen düzeyin çok altında. İki ülkenin ticaret hacminde en yüksek seviye 4,4 milyar dolar ile 2012 yılında ulaşıldı. 2015 yılında bu rakam 2.1 milyar dolaraa düştü ve genelde Kazakistan’dan ithalatımız, ihracatımızdan daha fazla.

Kazakistan’da yaklaşık 600 Türk sermayeli işletme faaliyette bulunmakta ve doğrudan sermaye yatırımlarımız yaklaşık 2 Milyar dolar seviyesindedir. Ülkedeki önemli tüm müteahhitlik işlerini ve başkent Astana’nın yeniden imarını birçok Türk müteahhitlik firması yerine getirmektedir. Diğer taraftan Anadolu Grubu içecek (Efes, Coca Cola) ve perakende ( Ramstore) sektöründe, Eczacıbaşı İpek Kağıt, Abdi Ibrahim, Nobel İlaç Sanayi, Yıldırım Grup Krom madeni, Borusan Makina, Ülker, Aselsan savunma sanayinde başlıca aklımıza gelen yatırımlarımız. Ülkede Türklerin birçok fabrika, otel, restoran yatırımları da bulunuyor. 

Kazakistan’da bir çok sektöre Türk girişimcilerinin öncülük ettiklerini, yerel iş gücünün ve girişimcilerin yetişmesinde önemli rol üstlendigini de önemle belirtmek istiyorum. 

DTİK Avrasya Bölge Komitesi hangi faaliyetlerde bulunuyor? 

Malumunuz olduğu üzere Dünya Türk İş Konseyi (DTİK)  Avrasya Bölgesi Yönetim Kurulu’nda görev yapıyorum. Yurt dışında çeşitli zorluklar altında iş yapmaya çalışan Türk iş dünyasını bir araya getirip, sinerji yaratmayı, Türk iş dünyası arasında işbirliği ve dayanışmayı artırmayı hedefleyen çalışmalarda bulunuyoruz. 

Ukrayna’yı nasıl buldunuz? Ülke hakkındaki ilk izlenimleriniz neler? Ukrayna’daki Türk toplumunun faaliyetlerini takip ediyor musunuz?  

Uzun yıllardır bu coğrafyada olmama rağmen ilk kez bu yıl ağustos ayında Kiev’e gelmek kısmet oldu. Uçağımızından çıktıktan sonra karşılaştığımız görevlilerin davranışları ilk dikkatimi çeken şeydi ve dönüşe geçene dek karşılaştığım kişilerin tavrı Kiev insanını adeta tarif ediyordu: hepsi nazik, naif ve kültürlü insanlardı. Şehrin doğası, mimarisine de değinmeden geçemeyeceğim. Gerçekten çok etkilendim. Tekrar gelme dileğiyle Kiev’den ayrılıyorum. Diğer taraftan aktif ve değerli çalışmalarını takdir ettiğim TUID Başkanı Sayın Burak Pehlivan’ın da Kiev’de ev sahipliği yapma şansını kullandığımı itiraf etmeliyim. Bu veslieyle de değerli dostuma misafirperverliği için müteşekkirim.

Sonat Kerem