Dinsel Çatışmaların Alanı Ukrayna

10 Ağustos 2008 Kapalı Yazar: admin

Fener
Patriği
nin Kiev ziyaretinin Ortodoks dünyasını böleceği söyleniyordu.
Ortodokslar bölünmedi. Fakat Ortodoksların arasındaki ayrılıklar da bu ziyaretle
su yüzüne çıktı. Hatırlayacağımız üzere, Fener Patriğinin Doğu Slavlarının
Hıristiyanlığı kabulünün 1020. yıldönümü kutlamaları çerçevesinde
Kiev
e
gelecek olması, buralarda epey gerilime neden olmuş, din adamları arasındaki
tartışmalara devlet adamları da karışmışlardı. Fener
Patrikhanesi
nin rakibi olan Moskova Patrikhanesi, Fener
Patriği
ni
Ukrayna
ya
kendisinin değil de Ukrayna Devlet Başkanı
nın davet etmesine ve burada
devlet protokolü ile karşılanmasına tepki gösterdi. Sonuçta burası
Moskova
nın ruhani alanı içinde sayılıyordu ve onlara göre bir ruhani
bölgeye böyle bir daveti ancak kendileri yapabilirlerdi. Diğer yandan Ukrayna
Devlet Başkanı
Viktor Yuşçenko, ABD
Başkanı
George Bushu karşıladığı zaman bile
yapmadığı bir şeyi yaparak, Fener Patriği
ni havaalanında uçağın yanına
giderek karşıladı. Bütün şehir, Yuşçenko ile Fener Patriği
nin yan yana fotoğraflarının
bulunduğu afişlerle kaplıydı. Böyle bir hüsnü kabulün karşılığında
Yuşçenko
nun Fener Patriğinden istediği bir tek şey
vardı: Ukrayna
da Moskova Patrikhanesinden ayrılıp bağımsızlığını
ilan eden (ve bu yüzden papazları Moskova Kilisesi tarafından aforoz edilen)
kiliselerin Fener Patrikhanesi tarafından tanınması ve Fener
in bunları kendi vesayeti
altına alması. (Yuşçenko, gazetelere yaptığı açıklamada, Fener
Patriği
nin Ukraynayı kendi vesayeti altına
almasının Ukrayna
yı Batıya dini yoldan entegre edeceğini söylemiş, Devlet
Başkanı
na
yakın çevreler de,
Avrupai Ortodoksluk diye bir kavram icat etmişlerdi.) Fakat, Fener Patriği,
söylediği bütün güzel sözlere rağmen, bu konuda somut bir tek kelime etmeden
ziyaretini tamamlayıp İstanbul’a döndü. Ukrayna’nın bu milliyetçi kiliselerinin
liderleri ile sürekli görüşen Fener Patriği, neden bunları resmen tanımadı? Bu
konuda söylenen, Fener Patriği
nin, riskin
rsini gördüğü işlere girişmek
istememesi. Zira Ukrayna gibi bir yerde Rus kilisesini karşısına alacak bir
hamle yapabilmesi için, burada devletin de, toplumun da önemli ölçüde kendisini
desteklemesi gerekiyordu. Oysa, bundan dört yıl önce turuncu devrimin lideri
olarak yerlere göklere sığdıralamayan Devlet Başkanı Yuşçenko
nun kamuoyu desteği, bugün
yüzde 7
lerde seyrediyor. Yuşçenkonun turuncu devrimdeki
ortağı
, şimdi ise baş siyasi rakibi olan (bizim örgülü saçlı bayan olarak
tanıdığımız)
Yulya Timoşenko ise bütün bu tartışmalar sırasında hiç ortalıkta görünmediği
gibi, ayinlere de katılmadı. Timoşenko
nun son dönemlerde Rusya ile
yakınlaşması, Rusya’nın da Timoşenko gibi gelecek vaadeden ve her ne kadar
Batıcı görünse de gayet pragmatik davranan bir
politikacının şahsında Ukraynada kendisine iyi bir muhatap
bulduğuna inanması, kiliseler çatışması sorununda da yansımalarını buluyor. Daha
önceden Timoşenko hakkında kullanmadıkları nitelendirme hemen hemen kalmayan Rus
medyası da, bu örgülü saç
lı bayana artık
sempatiyle yaklaşıyor. Turuncu devrimi yapan grup içinde Yuşçenko tarafından
temsil edilen Rusya karşıtı ve Ukrayna milliyetçisi kesimin
giderek marjinalleştiğini gören Fener Patriği de, konuyu şimdilik
zorlamamayı seçti. Fakat, bazı Rusya karşıtları da, gelişmeleri zafer olarak
görüyorlar. Fener Patriği
nin Moskova Patriğinin bütün itirazlarına rağmen
buraya gelmiş olması, onlara göre, Rus kilisesinin güçten düştüğünü gösteriyor.
Bu kesimler, sonucun hemen olmasa da, yakın bir gelecek içinde kendi lehlerine
sonuçlanabileceğini düşünüyorlar. Fakat kiliseler sorununda her zaman son sözü,
siyaset söyleyecek. O nedenle içeride ve dışarıda hemen herkesin gözü,
önümüzdeki yılın
devlet başkanlığı
seçimlerinde.