”DERNEĞİMİZİN DEĞERLİ ÜYELERİ, SEVGİLİ ARKADAŞLARIM”

8 Şubat 2008 Kapalı Yazar: admin

Yeni bir Genel Kurul dönemine girdiğimiz şu günlerde, dargınlara, küskünlere bir şekilde derneğimizden uzaklaşmış ya da kırılmış bütün arkadaşlarıma sesleniyorum;

Sizlerin de bildiği üzere Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği bir sivil toplum örgütüdür. Tüzüğüne göre iki yılda bir yönetim kadrosu seçilir. Seçilen yönetim ve destekleyici üyeleri çoğunluk grup olabilir, ancak muhalefetin de haklarını eşit şekilde gözetmek zorundadırlar.

Bugün derneğimizin karşılaşabileceği üç temel tehlike bulunmaktadır:

Bunlardan ilki; çoğunluk yönetiminin, sahip olduğu yetkilerini kötüye kullanarak, herşeyi kendine uydurması ve çalışmalarını bu doğrultuda yapması;

İkinci tehlike ise sistem içerisinde, din, ırk, sosyal sınıf vb.  farklılıkları kullanan grupların, temel hak ve hürriyetleri istismar ederek demokratik işleyişi olanaksız kılmalarıdır.

Derneğimizin karşılaşabileceği üçüncü tehlike ise, dargın ya da küskün çalışma arkadaşlarımızın biraraya gelerek, elleri ile kurdukları Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği’ni bölmeye çalışmalarıdır.

Derneğimizin yönetiminin bir üyesi olarak, yeni oluşacak yönetim kadrolarına tavsiyem;

          Beyaz bir sayfa açılması, herkese fırsat eşitliği verilmesi, çalışma isteği ve enerjisi bulunan herkesin yönetime katılımının sağlanması ve bu kişilere başkan adaylarının öncelik vermeleri,

          Seçim sürecinde programların yarışması, mümkünse programların önceden açıklanması, seçimlerin propaganda açısından, yönetime talip olan muhalefet ve varolan yönetimin eşit haklara sahip olduğu bir ortamda yapılmasıdır.

Unutulmamalıdır ki;

Bir demokratik sistemin düzgün işleyebilmesi için, iktidarın gücünü orantılı kullanması şarttır. Yönetimin sahip olduğu iktidar gücünü, tüzüğü değiştirmek için kullanmasının önüne geçecek mekanizmaların etkin ve sürekli olarak işlemesinin sağlanması sistemin olmazsa olmazlarındandır.

Değerli arkadaşlarım;

Derneğimizi bölmeden sahip çıkalım, tek ve birlik olalım.

“Küçük olsun bizim olsun” anlayışını bir kenara bırakalım ve bu düşünceden uzak duralım.

Unutmayalım ki;

Sevdiklerimize kavuşmanın yolu onları öldürmekten değil, yaşatmaktan geçer.

Saygılarımla

Necmi DOĞAN