CreditWest Bank Genel Müdürü Anaçali: “Ekonomiye istikrar geliyor”

8 Ekim 2010 Kapalı Yazar: admin
aanacali66Ukrayna’da bankacılık sektörü nereye gidiyor? Krizin etkilerinden ne ölçüde sıyrılındı? Bu ülkede iş yapan Türk şirketler nelere dikkat etmeli? Dolar, grivna, enflasyon ve borsa önümüzdeki dönemde nasıl bir seyir izler? TUİD üyesi CreditWest Bank Ukrayna’nın Genel Müdürü Adnan Anaçali, TUİD WEB’in sorularını yanıtladı: İşte Anaçali’nin TUİD WEB’e özel verdiği bilgi ve öngörüler:


Sizce 2010 yılı genel olarak Ukrayna özelde de Türkler için nasıl geçiyor? Creditwest Bank olarak nasıl bir sene geçiriyorsunuz?

2010 yılının ilk iki çeyreği iyimser beklentilerin arttığı , insanların yeni iş imkanları için araştırma sürecine girdiği ve mevcutlarından hafif hafif harcamaya basladığı bir dönem oldu. Nasıl tünelin sonunda hafif bir ışık süzmesinin hissedilmesi pozitif bir hava yaratırsa, üçüncü çeyrek de aynı ölçüde iyimserliğin arttığı bir dönem oldu. 2012 Avrupa Şampiyonası’na dönük projelere bütçeden para aktarılması , 23 milyar grivnalık KDV ödemelerinin beş yıllık tahvil olarak şirketlere ödenmesi büyük şirketlerin likiditesinin artmasına neden oldu . Bunun etkisi az da olsa piyasada hissedilmeye başladı. Bankaların yeniden tüketici kredileri için hazırlık yapmaları olumlu gelişme olarak kaydedildi. Genellikle güçlü sermaye yapısına dayalı olarak faaliyet göstermeyen birçok Türk şirketi kriz döneminde küçülmek zorunda kaldı. Özellikle de inşaat sektöründe iş yapan şirketler alacaklarını tahsil etmede yaşadıkları zorluklar ve yeni iş yaratamamalarından dolayı küçülmek veya ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. Biz de krizin etkilerinden minimum ölçüde etkilenmek için kredi portföyümüzü 2010 yılı içerisinde küçülttük. Mevcut müşterilerimizi korumanın yanı sıra , yeni müşteriler edinerek dokuz aylık süreç içerisinde karlılığımızı ufak da olsa muhafaza etmeyi başardık. 31 Eylül 2009 itibarıyla 33.9 milyon dolar olan toplam aktiflerimiz yüzde 21’lik artışla 31 Eylül 2010’da 41 milyon dolara ulaştı. Müşterilerin bankamızla operasyon hacminin aynı dönemde yüzde 100 artığını görmekteyiz. Kredilerden elde ettiğimiz faiz gelirlerindeki düşmeyi, yeni müşterilerle işlem hacmini artırarak elde ettiğimiz komisyon gelirleriyle telafi ettik. Müşteri işlem hacminin günlük yüzde 33’lük kısmını döviz işlemleri oluşturmaktadır. FX, Swap, Money Market işlemlerinde ciddi bir işlem hacmine ulaştık. Kısacası krizin etkilerini iki katı daha fazla çalışarak azaltmaya çalışıyoruz. Doğru bir yolda olduğumuza inanıyoruz.

2011 yılından beklentileriniz neler? Ukrayna’da ne gibi gelişmeler yaşanabilir? Creditwest Bank’ın önümüzdeki dönem için hedefleri neler?

2011 yılında banka olarak beklentimiz henüz ulaşamadığımız Türk müşterilere ulaşmak, portföyümüze mümkün olduğunca diğer yabancı şirketleri de katabilmek ve düzgün yerel şirketlerle çalışma hacmimizi artırmaktır. Kontrollü büyümemizin 2011 yılında da süreceğini düşünüyoruz. Ekim sonundaki belediye seçimleriyle ülkede tek sesli bir iktidar yönetiminin oluşacağını, siyaset ortamında oluşacak istikrarın ekonomiye de yarayacağını ve 2011 Mayıs ayından itibaren gözle görülür canlanmanın başlamasını bekliyoruz. Bu arada bankacılık sektöründeki gelişmeler de ekonominin canlanmasında etkili olacaktır.

Bankacılık sektöründeki gidişatı nasıl değerlendiriyorsunuz? Krizin etkilerinden ne ölçüde sıyrılındı? Sizce krizin yakın vadede nüks etme ihtimali var mı?

Genel hatlarıyla bankacılık sektörüne baktığımızda kriz, ekonominin hızlı büyüdüğü dönemlerde banka sahiplerinin kredi risk ve dahili kontrol mekanizmalarına çok önem vermeleri gerektiğini , piyasanın riskleri hedge edecek ürünlere ihtiyaç duyduğunu ve birçok alanda ciddi reformlar yapma ihtiyacı doğduğunu gösterdi. Bankaların ve mali kurumların, kriz anlarında hissedarları tarafından ciddi şekilde desteklenmeleri halinde varlıklarını sürdürebildiklerini aksi takdirde piyasadan silindiklerini gösterdi. Krizle birlikte bankacılık lisansına sahip 184 banka sayısı 176’ya düşmüştür. Bankacık karlı bir yapıdan yüksek maliyetli bir yapıya dönüşmüştür. Merkez Bankası minimum sermaye tutarını 01.01.2012 tarihinden itibaren 120 milyon UAH’a çıkarmıştır. Yaklaşık 68 banka bu limitin altında kaldığı için şahıslardan mevduat toplama yetkileri sermayelerini bu seviyeye yükseltene kadar sınırlandırılmıştır. Bankalararası piyasada da gecelik faiz oranları yüzde 0.5, aylık faiz oranlarının yüzde 2-3 seviyelerine düşmesi likiditesi yüksek olan bankalara ilave yük getirmiştir. Bankaların mevduata verdikleri faizin, bankalararası piyasadaki faiz oranlarından çok yüksek olması da kârlılığı ciddi ölçüde etkilemektedir. Bankacılık sektörünün aktiflerinin yüzde 85’ini kontrol eden tepedeki ilk 40 bankaya baktığımızda neredeyse tamamı ilk dokuz aylık dönemde ciddi zarar etmiş gözükmektedirler. Ocak-Ağustos döneminde bankacılık sisteminin toplam zararı 8.9 milyar UAH’a yükselmiştir. Ödenmeyen krediler karşılığında ayrılan rezervler, zararların en önemli kalemini oluşturmaktadır. Dördüncü çeyrekte de çok büyük bir değişiklik olmayacağını söyleyebiliriz. 2011 yılı küçük bankalar arasında konsolidasyonların olduğu, gerekli sermaye artırımını yapamayan bankaların mevcutlarını kaybedecekleri bir dönem olabilecektir.

Ukrayna’nın gerek IMF ile yaptığı yeni stand by anlaşması, Amerikan Exim Bank’ın açtığı 4 milyar dolarlık kredi paketi ve özellikle büyük Rus bankalarının verdikleri 2-3 milyar dolar boyutundaki krediler hükümetin likidite konusunda elini güçlendirmiştir.Bu yüzden önemli siyasi gelişmeler olmaması durumunda kısa vadeli bir kriz beklememekteyiz. 2010 yılı krizin en etkili olduğu dönemin test edildiği bir dönem olmuştur. 

Yanukoviç’in Bölgeler Partisi’nin başkanlığından devlet başkanlığına seçilmesi ,Bölgeler Partisi’nin koalisyon hükümetini kurması ve parlementoda kanunları çıkarmada çoğunluk elde etmesi , ülkede siyasi istikrarı getirmiştir. Siyasi istikrar Ekim ayı sonunda yapılacak belediye seçimlerinden sonra da korunabilir ve özellikle IMF’in istediği kanunlar çıkarılabilir , reformlar sağlanırsa Ukrayna’nın yakın bir gelecekte yeniden istikrarlı bir büyümeye başlayabileceğini söyleyebiliriz. Koalisyon da oluşabilecek uyumsuzluk bıçak sırtında giden ekonominin kırılganlığını artıracağını ve muhtemelen yeni bir krizin dış etkenlerdeki gelişmelere de bağlı olarak da oluşabileceğini söyleyebiliriz. 

İktidar değişikliği sizce Ukrayna’daki genel havayı nasıl etkiledi? Türkler için bu ülkede iş yapmak zorlaşıyor ya da kolaylaşıyor denilebilir mi? Türk işadamları nelere dikkat etmeli?

Ukrayna’daki Türkler açısından iş yapma kabiliyetinin , tamamen kuracakları şirketlerin sermaye yeterliliği, çalıştırdıkları yerli ve Türk personelin kişisel kabiliyetlerine bağlı olarak kolay veya zor olacağını söyleyebiliriz. Hala bizler için piyasada iş yapabileceğimiz boşlukların olduğunu ve bunu iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünmekteyim. Türk firmalarının iş yaptıkları ticari şirketlerin mali güçlerini çok iyi incelemelerini, hukuki konularda tecrübeli ve güvenilir avukat istihdam etmekten kaçınmamalarını , iyi ve kötü günlerinde yanlarında olacak bankalarını iyi seçmelerini öneririm.

creditwest4Önümüzdeki döneme ilişkin tahminleriniz neler? Dolar, grivna, enflasyon ve borsa sizce nasıl bir seyir izleyecek?

Ukrayna’da gelecekle ilgili tahminde bulunmak oldukça zor. Gelişmekte olan bir ülkede yaşadığımızı unutmamız gerekmektedir. Hükümetin son bir yıl içerisinde yaptığı borçlanmalara baktığımızda ve Başbakanın gelecek yıl içerisinde ülkenin büyümesi için yaklaşık 100 milyar UAH civarında bir yatırım yapacağını belirtmiş olması , yıllık yüzde 9-10’luk bir büyümenin gerçekleşmesi anlamına gelmektedir. Bu durum UAH’nin USD karşısında 7.70 seviyesinin altına düşmeyeceğini, ortalama kurun 7.7- 8.2 arasında gerçekleşebileceğine işaret ediyor. Harcamaların artması enflasyon oranının ortalama yüzde 12.5-14 civarında gerçekleşebileceğini göstermektedir. Ukrayna’da yaklaşık 11 adet borsa var ve bunlardan Ukranian Stock Exchange (UX) ve First ınternational Stock Exchange System ( PFTS ) en aktif olanları. Önümüzdeki dönemde Emeklilik Fonu’nun borsadaki şirket hisselerini alabilmelerine yönelik çalışmalar, 1 Ocak 2012 itibarıyla hissedar sayısı 100’un altında olan şirketlerin borsaya kote olması zorunluluğu ve KDV tahvillerinin alım-satımı ve ekonominin canlanacağı varsayımları altında borsalardaki endekslerin yükselebileceğini söyleyebiliriz.