Burası Çanakkale; Çanakkale Geçilmez!

18 Mart 2007 Kapalı Yazar: admin

Image

18 Mart 1915 sabah saat 08.15’te İtilaf Devletleri’nin gemilerinin ateşi başlıyor. Ve günün nasıl sona ereceğini kimse bilmiyor.

 

«İnsan manzarayı gözlerinin önünde canlandırabilir. Kaleler, toz duman bulutları içinde kaybolmuşlarda Yıkıntıların arasından arada bir alevler yükseliyordu. Gemiler, çevrelerinde fışkıran sayısız su sütun­ları arasında yavaş yavaş hareket ediyorlar, bazen duman ve serpintiler arasında iyice görünmez oluyorlardı. Tepelerden ateş eden havan toplarının alevleri görülüyor, ağır toplar yer sarsıntıları gibi gümbürdüyordu.» Bir İngiliz yazar.

 

Bugün Çanakkale Deniz Zaferi’nin 92. Yıldönümü.

 

Tarihe altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nin 92. Yıldönümü törenleri için Çanakkale’de yapılan hummalı çalışmalar son buldu.

 

9 bin güllü şehitlik

 

Bugün açılışı yapılacak Çanakkale Şehitlik Bölgesi’ndeki yeni düzenlemeler önceki gün tamamlandı. 19 bin mevsim çiçeği ve 9 bin gül dikilen bölgedeki 26 bonet temizlendi. 1915’teki temsili mutfakta o günlerde yenen üzüm hoşafı ve bulgur pilavı pişirilecek.

  

Temsili Türk Şehitliği

29 Kasım 2006’da ihaleye çıkarılan Çanakkale Şehitler Abidesi Sembolik Türk Şehitliği’nin yapımına 10 Ocak’ta başlanarak önceki gün tamamlandı. Proje Başbakanlık Tanıtma Fonu’ndan alınan 5 milyon 100 bin YTL ile gerçekleşti. Projede 1688 şahide (mezar taşı) bulunuyor. Alfabetik il ve rütbe sırasına göre 59 bin 400 şehidin isimleri, rütbeleri, doğum ve ölüm tarihleri 8 milimetrelik camların üzerine kazındı. Mermer ve cam ölçü biçiminde kullanılarak geleneğe gönderme yapılırken, modern çizgiler taşıyan bir vizyon öngörüldü. Çanakkale Savaşı’nın sembolü kabul edilen asker serpuşu ’kabalak’ şahide üzerinde ayyıldızla beraber stilize edilerek sembolleştirildi.

 

19 Bin Mevsimlik Çiçek

 

Projeye göre ağaçlara zarar vermeden yerleştirilen şahidelerin ortasına 732 metrekarelik bir Türk Bahçesi inşa edildi. 8 bin metrekarelik alana yayılan şehitlikte, çevre düzenlemesini yapılarak, yürüme yolları düzenlenerek tasarım tamamlandı. Ayrıca 300’e yakın 7 metrelik yetişmiş servi, 9 bin adet gül, 19 bin mevsimlik çiçek, 5 bin metrekarelik çimle bitkilendirme çalışmaları yapıldı.

 

Namazgáh Tabyası, 26 bonet ve 17 topyeri platformundan oluşuyor. Bonetler ile top yerlerinin cephe taş kaplamaları ve döşemelerindeki eksik ve bozuk taşlar orijinal malzemeyle değiştirilerek tamamlandı. Mevcut taşlar konserve edilerek korundu. 1890 tarihli fotoğraflarda yer alan bonet üstü toprak dolgular, orijinal formlarına uygun olarak tamamlandı. Bonetlere ve top yerlerine ulaşımı sağlayan yollar, çalışmalar esnasında elde edilen bulgulara uygun olarak tamamlandı. Dış cephe ve bonet iç aydınlatma elektrik sistemi kuruldu.

 

Bugünün anısına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, “Türk halkının çok sayıda şehit vermesine karşın, Çanakkale’de gösterdiği üstün başarı, ulus olma bilincinin de tohumlarını atmıştır. Atatürk’e inanmanın ve güvenmenin ulusumuz için en büyük ödülü, bağımsız yurt toprakları üzerinde kurulan laik, demokratik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Atalarımızın, bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün simgesi, şehitlerimizin ve gazilerimizin emaneti olan güzel yurdumuzu ve Cumhuriyetimizi aynı ruh ve anlayışla korumak temel sorumluluğumuzdur” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Çanakkale’de yazılan kahramanlık destanı, eşsiz bir zaferin yanında Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir komutan ve lider ortaya çıkarmıştır. Şehitler diyarı Çanakkale, dünya durdukça aziz milletin bağımsızlık sembolü olarak var olacaktır.”

 

Deniz Harekatı ile başarıya ulaşamayan İtilaf Devletleri 25 Nisan 1915 günü kara harekatına başlayacak, bu harekatta yüzbinlerce şehit verilirken, Çanakkale’nin Savaşla geçilemeyeceği anlaşılacak ve Zafer tarihe Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri geçecektir:

 

-Süngü tak!

-«Ben size taarruzu emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir».

 

Tarihin bu en büyük siper savaşıydı ve başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu…

 

Kara harekatında kadınlar

 

Çanakkale Savaşı’nda kadın nişancı da varmış

 

‘Kadının adı’, üzerinden 92 yıl geçtikten sonra Çanakkale Savaşları’nda ortaya çıktı. Bu yöndeki iddiaların biri, kadınların da Gelibolu’da Mehmetçiklerle birlikte savaştığı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. A. Mete Tunçoku, iddiasına dayanak olarak gösterdiği örneklerden biri Avustralyalı er J.C. Davies’in annesine yazdıkları.

Yazı şöyle: “”Benim de vurulduğum 18 Mayıs 1915’te keskin nişancı bir Türk kızı pusuda çarpışıyordu. Çok adamımızı vurdu ama sonra onun da vurulmasına gene de üzüldüm.””

Mısır’da yayımlanan bir gazetede çıkan asker mektubu şöyle: “”15 Ağustos 1915’te bir tepeyi ele geçirme görevi aldık. Pusudaki keskin nişancı Türk kadınların ateşi altında adeta cehennemde ilerlemek gibi bir şeydi… Burada çarpışanların çoğu kadın ve kız. Kendilerini yeşile boyayıp, ağaçlara uyum sağlamışlar.””

Hürriyet , Radikal ve Turhan Olcaytu’nun makalesinden derlenmiştir.