TUİD WEB’den Büyükelçimiz ile özel söyleşi

24 Aralık 2009 0 Yazar: admin
bulent_meric_resizeYeni görevine kısa süre önce başlayan Kiev Büyükelçimiz Ahmet Bülent Meriç, TUİD WEB’in sorularını yanıtladı. Ukrayna’ya ilişkin ilk izlenimlerini paylaşan, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin seyrini değerlendiren Büyükelçimiz, son günlerde Ukrayna basınında da yer bulan vize meselesine de değindi. Ukrayna’daki Türk toplumunun Büyükelçiliğimiz ile işbirliği içerisinde olmasının önemine dikkat çeken Büyükelçi Meriç, işadamlarımıza da birlik olma çağrısı yaptı.

İşte Büyükelçimizin TUİD WEB’e özel açıklamaları:

Sayın Büyükelçimiz Ahmet Bülent Meriç, bize kısaca kendinizden bahseder minisiz?

30 yıldır diplomasi mesleğini icra etmekteyim. Türkiye’nin diplomatı olmak zor, ancak zevkli ve onur verici bir meslektir. Diplomasi mesleği beni dünyanın hemen hemen her köşesine götürmüştür. Ukrayna, Büyükelçilik görevini yürüttüğüm ikinci ülkedir. Daha önce Singapur’da Büyükelçi olarak görev yaptım. Grup çalışmasından çok hoşlanırım. Özel hayatımda tabiatla baş başa olmaktan, fotoğraf çekmekten ve spor yapmaktan zevk alırım. 

Ukrayna hakkında ilk izlenimlerinizi paylaşır mısınız?

Türkiye ve Ukrayna Karadeniz üzerinden birbirine komşu iki ülkedir. İlişkilerimizde tarihsel derinlik vardır. Komşuluğumuz, mükemmel dostluk bağı geliştirilmesi için güzel bir zemin sağlamıştır. Tarihimize baktığımız zaman görüyoruz ki; Ukrayna’nın her bağımsızlık denemesinde Türkiye bu devleti tanımış ve işbirliği geliştirmeye çalışmıştır. İlişkilerimizi bir stratejik ortaklık seviyesine getirebiliriz. Zira, Avrupa-Atlantik kurumlarında yakın işbirliğimiz mevcuttur ve uluslararası sorunlar karşısında aynı görüşleri paylaşmaktayız. 
Yine tarihi ve kültürel bağlarla bağlı olduğumuz Kırım Tatar toplumu, iki ülkenin birbirine yaklaşmasında katalizör rolü oynamaktadır. Ukrayna’nın Kırım Tatarlarının topraklarına geri dönüşlerine yardımcı tutumunu takdirle karşılıyoruz.  
Önümüzdeki dönemde, Ukrayna çok kritik bir seçim sürecinden geçecektir. Yeni Devlet Başkanının seçimiyle birlikte siyasi ve ekonomik reform çalışmalarının yeniden ivme kazanmasını bekliyoruz. Seçimler için başlatılan siyasi sürecin düzenli ve barışçıl bir ortamda ilerlediğini görüyoruz. Bu da Ukraynalıların demokrasi kültürünü özümsemiş olduklarını göstermektedir.  

Ukrayna ile ilişkilerin Türkiye’nin dış politikasında nasıl bir yeri olduğunu düşünüyorsunuz?

Türkiye, son yıllarda tüm komşuları ile iyi ilişkiler geliştirmek için çaba sarfetmektedir. “Komşularımızla sıfır sorun” politikamızda hızla ilerleme kaydediyoruz. Siyasi ilişkilerimizde hiç bir sorun bulunmayan Ukrayna, ilişkilerin öncelikle geliştirilmesi gereken ülkeler arasında yer almaktadır. Özellikle ekonomik alanda ülkelerimiz arasında önemli bir potansiyel mevcuttur. Bundan yararlanılabilmesi için Ukrayna’nın siyasi istikrara kavuşması, beklenen ekonomik reformları gerçekleştirmesi ve bu bağlamda yabancı yatırımları teşvik eden ve koruyan politikalar ve mekanizmalar geliştirmesi gerekmektedir.   

Bugünkü Türkiye-Ukrayna ilişkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? İki ülke ilişkilerinin daha ileriye götürülmesi amacıyla yakın vadede ne gibi girişimlerde bulunulması  gündemde?

İlişkilerin stratejik ortaklık seviyesine getirilebilmesi için gerekli siyasi irade mevcuttur. Ancak, Ukrayna’daki Devlet Başkanlığı seçimleri sonrası dönemi beklemek gerekmektedir. 2010 yılında Sayın Dışişleri Bakanımız ve Sayın Başbakanımızın Ukrayna’yı ziyaret etmeleri gündemdedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ziyareti de, diğer iki ziyaret ile bağlantılı bir şekilde gerçekleştirilebilir. Ukrayna Parlamento Başkanı ve Genelkurmay Başkanının ülkemizi ziyaretleri üzerinde de çalışmaktayız.  
Üst düzey ziyaretlerin ikili ilişkilerimize yeni bir ivme, yeni gündem ve projeler kazandıracağından eminim.    
Bu çerçevede, vize konusunda vatandaşlarımızın karşılaştıkları güçlüklerin bilincindeyim. Vize kolaylığı anlaşması görüşmeleri sürmektedir. Türkiye, karşılıklılık çerçevesinde, Ukrayna ile vizesiz rejime geçişe hazırdır. Bunu “Zerkalo Nedeli” gazetesine gönderdiğim makalede Ukrayna kamuoyuna duyurmuş bulunuyorum. Bu makaleme gelen yanıtlardan görüyorum ki; Ukrayna halkı genelde vize muafiyetine olumlu yaklaşıyor. Sadece Türkiye’yi ve Türk insanını tanımayan bazı kesimler karşı görüş beyan ediyor. Unutmamak gerekir ki; karşılıklı olarak vize muafiyeti getirilirse bundan Türk vatandaşları olduğu kadar ülkemizi ziyaret eden çok sayıda Ukraynalı da faydalanacaktır.

Ayrıca, Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) rejimine geçiş konusu da gündemde bulunmaktadır. Bu konuda ön görüşmeler yapıldı ve ilerleme kaydedildi.

Ukrayna, özellikle demir çelik ve kimya sanayi alanlarında ülkemiz açısından önemli bir ortaktır. Ukrayna’dan aldığımız yarı mamul veya ham madde ürünleri  ülkemizde işleyerek dış piyasalara satıyoruz ve önemli kazanç elde ediyoruz. Bu yolla hem Türkiye’de birçok vatandaşımıza iş sağlanmakta hem de döviz gelirimiz artmaktadır. İşadamlarımız, Çin’den veya Hindistan’dan satın alabilecekleri demir çelik ürünlerini bu ülkeden alarak zaman ve para tasarrufu yapıyorlar. Biz de, Ukrayna piyasası açısından, Avrupa malları kadar pahalı olmayan, ancak kaliteli ürün sunabilme yeteneğimiz ile önemli bir ortağız. Ukrayna’daki bir markete girdiğinizce tekstilden yaş meyveye, kozmetik ürünlerinden ev araç gerecine bir çok Türk malı görüyorsunuz. Dolayısıyla,  iki ülke ekonomisi birbirini tamamlayıcı nitelik taşıyor. Serbest Ticaret Anlaşmasının imzalanması ile mevcut potansiyelden daha kapsamlı bir şekilde yararlanacağımızı düşünüyorum. 
Halkların birbirini daha iyi tanıması için, önümüzdeki dönemde bazı kültürel faaliyetler gerçekleştirmek istiyoruz. Ukrayna’da Türk günleri ve Türkiye’de Ukrayna günleri yapılması gündemdedir. Buna ilaveten, bazı konserler planlıyoruz. Tabii ki bu tür faaliyetlerde Ukrayna’da bulunan iş adamlarımızın Büyükelçiliğimize desteği çok önemlidir.  

Şu anda iki ülkenin ilişkilerinde yaşanan sıkıntılar var mı? Siyasi, ekonomik veya savunma konularında çözüm bekleyen başlıklar varsa, nelerdir ?

Daha önce de belirttiğim üzere Türkiye ile Ukrayna siyasi ilişkileri çok iyi seviyededir. Küresel ekonomik kriz her ülkeyi olduğu gibi, Ukrayna’yı da etkilemiştir. Bu nedenle son yıllarda hızlı artış gösteren ikili ticaretimizin bu sene yarı yarıya düşmesini bekliyoruz. Ancak, küresel ekonomik şartlar düzeldiği takdirde, 2010 yılı itibariyle bir toparlanma olabilir.  
Ukrayna ile savunma ve güvenlik işbirliğimiz de ileri seviyededir. Çok sayıda Ukraynalı subay ve polis Türkiye’de eğitim görmektedir. Geçenlerde bir güvenlik işbirliği anlaşması imzaladık. Karadeniz güvenliği alanında mükemmel işbirliği sergiliyoruz. Savunma sanayi alanında da karşılıklı değerlendirilebilecek bir potansiyelin mevcut olduğunu görüyorum. 

Sizce Kafkasya-Hazar havzasındaki enerji kaynaklarının Batı’ya aktarılmasında yaşanan bir Türkiye-Ukrayna rekabetinden söz edilebilir mi?  

Kafkasya ve Hazar havzasındaki enerji kaynaklarının Batı piyasalarına nakli için realize edilmiş veya edilmeyi bekleyen birçok proje mevcuttur. Türkiye Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC), Bakü-Tiflis-Erzurum (BTE) ve Nabucco gibi projelerde başrolde rol oynamış ve oynamaktadır. Bununla beraber, ne enerji kaynaklarına sahip ülkeler, ne de tüketici ülkeler tek transit yola bağımlı olmak isterler. Enerjide Türkiye dahil bir çok gelişmiş ülke kaynak ve transit çeşitliliği için çaba harcamaktadır. Enerji güvenliği de bunu gerektirmektedir. Öte yandan, Hazardaki bütün enerji kaynaklarının bir tek boru hattı ile Batı piyasalarına taşınması mümkün değildir. Bu nedenle Türkiye ile Ukrayna’nın, enerji alanında birbirine rekabetinden söz etmek yanlış olur.  

Ukrayna’daki işadamlarının faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ukrayna, coğrafi olarak Avrupa’daki en büyük ülkelerden birisidir. Yer altı ve yer üstü zenginlikleri ile önemli ekonomik potansiyeli mevcuttur. 2008 yılının sonunda ortaya çıkan küresel ekonomik krizin, dünyanın diğer yörelerinde olduğu gibi, belki de diğer ülkelerden daha fazla Ukrayna’yı da etkilemiş olduğunu gözlemlemekteyim. Serbest piyasa düzenini yerleştirme sürecinden geçen Ukrayna’da ekonomik daralmanın yanı sıra, iş yapma koşullarının zorluğu da bilinmektedir. Bu ülkede serbest piyasa kurumları ve hukuki alt yapısının tam olarak yerleşmesi için çalışmalar devam etmektedir. Türkiye de, TİKA vasıtasıyla bu alanda imkanlar ölçüsünde katkıda bulunmaktadır. Ancak bundan yılmamak gerekir. Dünyanın her köşesinde başarılı çalışmalarını övünçle izlediğim işadamlarımıza krizin ve bu zorlukların aynı zamanda fırsat  anlamına geldiğini anımsatmak isterim. Nitekim, krize rağmen şirketlerimizin Ukrayna’ya ilgisinin sürdüğünü görmekteyim. Şirketlerimizin şimdiye kadar çok önemli alt-yapı projelerini başarıyla tamamlamış olduklarını ve yine çok önemli projeleri üstlendiklerini memnuniyetle gözlemliyorum. Bir Türk Büyükelçisi olarak bundan iftihar ediyorum. Üst düzey temaslarımda Ukrayna tarafının, Euro 2012 çerçevesinde gerçekleştirilecek projeler için şirketlerimizi teşvik etmemi benden istemiş olmaları anlamlıdır. İşadamlarımızı uzun vadeli bakış açısıyla başarılı çalışmalarını sürdürmeye davet ediyorum. Ukrayna, uzun vadede, çok önemli potansiyel barındıran bir ülkedir.  

Ukrayna’daki Türk toplumuna vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

21. yüzyıl diplomasi anlayışı değişmiştir. Günümüzde sadece Büyükelçiler ve Büyükelçilikler değil, ülkede bulunan bütün vatandaşlar ülkelerini temsil ve tanıtım görevini yürütmektedir. Ukrayna’daki vatandaşlarımızın, bu ülkenin hukuk düzenine saygılı bir şekilde, her biri kendi iş alanında birer elçi gibi hareket ettiklerinden eminim. Vatandaşlarımızın Büyükelçiliğimizle işbirliği ve eşgüdümü başarıyı beraberinde getirecektir.

Ayrıca, işadamlarımızın, ortak çıkarlarını savunmak ve kültürel ihtiyaçlarını  karşılamak için TUİD nezdinde etkin bir dayanışma içinde olduklarını memnuniyetle görüyorum. TUİD’in Ukrayna’nın değişik bölgelerinde şubeler açması sevindiricidir. Ukrayna’nın zor ulaşım koşullarında bu şubeler bizim için birer fahri konsolosluk niteliği taşımaktadır. İşadamlarımızın birlik içinde hareket edeceklerini ümit ediyorum.
Sayın Büyükelçimiz, zaman ayırarak sorularımızı yanıtladığınız için çok teşekkür ederiz. Yeni görevinizde başarılar diliyoruz.