Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD gezisi

29 Eylül 2006 Kapalı Yazar: admin

Image

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD gezisini değerlendiren şe Economist dergisi, “”Batı’da Türkiye’yi kaybetme kaygısı artıyor”” yorumunu yaptı. Gazete, “”Türkiye, çantada keklik gibi görülmemeli. Oysa bazı AB politikacıları, Türkiye’yi kaybetme tehlikesinden habersiz görünüyor”” dedi.

ıngiliz şe Economist dergisi, Başbakan Erdoğan’ın ABD Başkanı George W. Bush ile yapacağı görüşme öncesi Türkiye-ABD ilişkileri ve Batı’nın Türkiye’ye bakışını uzun bir yazıda yorumladı.

ABD’nin ıran ile ilgili seçeneklerini değerlendirirken hesaplarında Türkiye’nin önemli bir yer işgal ettiğini kaydeden dergi, “”Türkiye, belki ıran üzerinde etkinliği olan tek bölgesel güçtür. Bu, Başkan George Bush’un Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile gelecek hafta buluşmasının bir nedenidir”” görüşüne yer verdi.

IRAK ıKıLı ıLışKıLERı ZEHıRLEDı

Buna karşın Irak ile ilgili anlaşmazlıkların ikili ilişkileri “”zehirlediği””ni yazan dergi, Türkiye’de ABD’nin popülaritesinin çok gerilediğine, AB hedefine verilen desteğin de önemli ölçüde azaldığına işaret ettikten sonra Başbakan Erdoğan’ın AB’nin 301’inci madde ile ilgili çağrılara gösterdiği tepkiye dikkat çekti.

ıLışKıLER PAPA ZıYARETı SIRASINDA KÖTÜLEşEBıLıR

Türkiye’deki Papa 16. Benedikt’e yönelik sert tepkileri anımsatırken, Papa’nın ziyareti sırasında Batı ile ilişkilerin kötüleşebileceğini savunan dergi, ABD’deki önemli düşünce kuruluşlarından Dış ılişkiler Konseyi Başkanı Richard Haas’ın, “”Washington ile Ankara arasındaki ilişkilerin bozulması veya Türkiye’nin stratejik olarak yönelişini kaybetmesinin etkileri büyük olur”” uyarısını aktardıktan sonra şöyle devam etti:

“”Türkiye’nin Rusya, ıran ve Suriye ile flört etmesi Batı yanlısı tutumundan bir kayma habercisi olmamakla birlikte çantada keklik olarak görülmemeli. Oysa bazı AB politikacıları, Türkiye’yi ‘kaybetme’ tehlikesinden habersiz görünüyor. Kamuoyunun yoksul, kalabalık ve nüfusu çoğu Müslüman olan bir ülkenin (AB’ye) alınması korkularını istismar ediyor. Bu yaklaşımlar, Türklerin AB’nin ‘Hıristiyan bir klüp’ olduğu inancını güçlendirdi.””

TÜRKıYE’NıN KUZEY IRAK TEHDıDı WASHıNGTON’U DÜşÜNDÜRÜYOR

şe Economist, Türkiye’nin PKK unsurlarına karşı mücadelesini Kuzey Irak’a taşıma tehdidinin Washington’u düşündürdüğünü belirterek ABD’nin Irak’ta ikinci cepheyi açamadığını ve bölgeyi istikrarsızlaştıracağı kaygısı ile PKK sorununu Türkiye’nin çözmesine de izin veremediğini kaydetti. Bu tutumun, ABD’nin Türkiye’deki popülaritesinin azalmasının en büyük nedeni olduğunu yazan dergi, Türkiye’de PKK kurbanları artarken hükümet üzerindeki baskıların yoğunlaştığını belirterek “”Eğer (Türk hükümeti) harekete geçerse kendisini sadece Kürtler değil Amerikalılar ile savaşırken bulabilir”” ifadesini kullandı.

“”Sayın Bush ile görüşme bir fark edebilir mi?”” sorusunu soran dergi, fark yapmayacağını söyleyenlerin görüşlerine yer verirken görüşmenin talebinin Erdoğan’dan geldiğine de dikkat çekti. Dergi, muhafazakarların da ikili ilişkilerin soğumasından tezkereyi Meclis’ten geçiremeyen Erdoğan’ı sorumlu tutuklarını anımsattı.

ERDOğAN ÇOK KIZDIRDI

ABD’deki Türkiye’ye yönelik tutumların tezkerenin reddedildiği 2003 yılından beri sertleştiğini, sonraki dönemde Erdoğan ve partisinin tutumunun Bush yetkililerini çok kızdırdığını, Erdoğan’ın ısrail için “”terörist devlet”” ifadesini kullanmasının “”dehşet”” ile izlendiğini yazan dergi, buna karşın son dönemde iki ülkenin ilişkileri düzeltme isteğini gösterdiğini belirterek gelecek hafta Washington’da yapılacak görüşmenin aynı ruh içerisinde gerçekleşeceğini kaydetti.

şe Economist, Erdoğan’ın, kamuoyunun tepkisine rağmen Lübnan’a asker gönderme kararını “”Türkiye’nin Batı yanlısı yönelişinin bozulmadığının cesaret verici bir işareti”” olarak değerlendirerek Bush Yönetiminin de iyi niyetini göstermek üzere General Ralston’u “”PKK koordinatörü”” olarak görevlendirdiğini kaydetti. Ancak dergi, rolünün “”muğlak”” olan Ralston’un PKK’ya karşı askeri operasyonun son seçenek olduğu sözlerinin katkıda bulunmadığını savundu.

Birçok Türk yetkilinin özel sohbetlerde PKK ile mücadelenin sadece askeri yollardan kazanılamayacağını kabul ettiklerini öne süren dergi, bir affın ilan edilmesi ve seçim barajının indirilmesinin önemli katkısı olacağını da iddia etti.

(ANKA)