AB’de Ukrayna’nın kararı tartışılıyor

24 Kasım 2013 Kapalı Yazar: admin

abde-ukraynanin-karari-tartisiliyor

Kiev yönetiminin Rusya’nın baskısı üzerine AB ile ortaklık anlaşması imzalamaktan vazgeçmesi muhalefet tarafından protesto edildi. AB, kapıyı kapatmadıklarını duyurdu.

Avrupa Birliği (AB) ile Ortaklık Anlaşması imzalamak üzereyken, Rusya’nın baskı ve tehditleri üzerine bu niyetinden vazgeçerek Moskova ile daha fazla yakınlaşmakta karar kılan Ukrayna yönetiminin tutumu Avrupa yanlılarının sert tepkisine yol açtı.

AB, eski Sovyet cumhuriyetine işbirliği kapısını açık tutacağını duyururken Kiev yönetimi gözlerini doğuya çevirmeyi tercih ediyor.

Batı’da sürpriz etkisi yapan Yanukoviç yönetiminin “U dönüşü” Avrupa medyasındaki yorumlara da konu oluyor. Ekonomik zaruretler karşısında başka çareleri olmadığını söyleyen Ukrayna hükümet yetkilileri tercihlerini Moskova’dan yana kullanmalarının “sadece ekonomik nedenlere dayandığını” belirtiyorlar.

Başbakan Nikolay Asarov parlamentodaki konuşmasında yıllardır hazırlandıkları AB ile yakınlaşma projesini rafa kaldırmalarının zor ama ekonomik bakımdan kaçınılmaz bir karar olduğunu söyledi. Azarov, AB yanlısı muhalefet tarafından protesto edilirken, AB ve ABD Kiev yönetiminin kararından hayal kırıklığı duyduğunu dile getirdi.

AB sözcüsü, Ukrayna’nın geleceğinin AB ile yakın ilişkiler geliştirmesine bağlı olduğuna inandıklarını ve ortaklık anlaşmasının Ukrayna’nın modernleşme ve reform gayretlerini destekleyeceğini söyledi. Alman hükümeti de Ukrayna ile sıkı işbirliğini ve serbest ticareti öngören Ortaklık Anlaşması’nı imzalamaya her zaman hazır olduklarını duyurdu.

AB umudunu koruyor

Almanya’da Federal Hükümet sözcüsü, AB’nin Ukrayna’ya açık kapı bırakacağını ve son kararı Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in vereceğini söyledi. Hükümet sözcüsü, aynı zamanda eski Sovyet cumhuriyetinden demokratikleşme sürecinde somut ilerleme beklediklerini de belirtti.

AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ülke ve millet olarak Ukrayna’nın önemli bir fırsat kaçırdığını söyledi.

Rusya, komşusu Ukrayna’yı, AB ile sıkı ilişkiler kurduğu takdirde ticari yaptırımlara muhatap etmekle tehdit etmişti. AB dönem başkanı Litvanya’nın Dışişleri Bakanı Linas Linkevicius, Ukrayna’nın AB ve Rusya ile birlikte müzakere etme önerisini reddederek üçlü diyaloğun opsiyon olamayacağını ve emsalinin de bulunmadığını söyledi.

Kiev yönetiminin tercihini Rusya’dan yana kullanması binlerce kişi tarafından protesto edildi. Muhalefet liderlerinden, ağır siklet dünya boks şampiyonu ve Udar Partisi’nin Genel Başkanı Vitali Kliçko “Ukrayna Avrupa’ya aittir ve demokratik bir devlet olacaktır, hep birlikte bu hükümeti değiştirebiliriz”, dedi.

Başbakan Asarov ortaklık görüşmelerinin başarısızlığa uğramasından Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) sorumlu olduğunu söyledi. IMF kredi yardımlarının yeniden başlatılması için doğalgaz fiyatına yüzde 40 oranında zam yapılmasını, ücretlerin dondurulmasını ve bütçe harcamalarının azaltılmasını şart koşmuştu.

Ajans haberlerine göre, Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç Viyana’ya yaptığı ziyaret sırasında AB’nin kendilerini hayal kırıklığına uğrattığını ve gerçekleri doğru tahmin edemediğini söyledi. Ülkesinin Avrupa perspektifini gözden çıkarmadığını belirten Yanukoviç, eski hükümet başkanı Yulya Timoşenko’nun serbest bırakılması için Batı’nın baskı yapmasına sert tepki göstermişti.

—-

Ukrayna AB’ye girmekte acele etmiyor

Ukrayna Parlamentosu, AB ile Ortaklık Anlaşması imzalanmasına yönelik hazırlıkları durdurduğunu açıkladı. Dahası, Ukrayna’lı bakanlar Gümrük Birliği ve BDT ülkeleriyle ticari-ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmaları yeniden başlatmakla görevlendirildiler.

28-29 Kasım’da Vilnius’te düzenlenecek Doğu Ortaklığı zirvesinin gündemi yeniden gözden geçirilecek. Hatırlanacağı üzere, bu zirvede Ukrayna’nın Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşmasının imzalanması planlanıyordu. Zirveden bir hafta kala Kiyev’den çarpıcı haberler geldi. Görünüşe göre Ukrayna bunun tüm avantaj ile dezavantajlarını değerlendirip AB’ye entegrasyondan kaçınıyor. Bazı politikacılara göre Ukrayna’nın bu yöndeki karar almasını ülkenin AB’ye girmesine karşı çıkan Moskova’nın tutumu etkiledi. Rusya böyle değerlendirmeleri kesinlikle reddediyor, Brüksel ile müzakereleri askıya alma kararının Kiyev’in egemen ve bağımsız seçimi olduğunu kaydeden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Perşembe günü şunu açıkladı: ‘Ukrayna’nın NATO’ya üye olacağı bize söylense o zaman gerçekten karşı çıkardık. Çünkü askeri bloğun altyapısının sınırlarımıza yaklaşması bizim için belirli bir tehdit oluşturur. Ekonomik konulara gelince Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç Avrupa, Ukrayna ve Rusya’nın katılacağı üçlü görüşmeler yapma fikrini ileri sürdü. Hem de bunu daha önce de ifade etmişti. Biz bu fikri hoş bulup destekliyoruz!’

Yine de AB ile müzakerelerin durdurulması Kiyev’in hemen Gümrük Birliği’ne girmek isteyeceği amlamına gelmiyor. BDT Ülkeleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı İgor Şişkin, Ukrayna’nın bir kez daha çok yönlü politika izlediğini göstermeye çalıştığını zannediyor: ‘Ukrayna’nın AB ile Ortaklık Anlaşmasını imzalaması onun ekonomisini çökertecekti. Dolayısıyla bu süreci askıya alma kararını verdiler. Ama bu, Ukrayna’nın yarın Gümrük Birliği’ne üye olmak için kolları sıvayacağı anlamına gelmiyor. Bu karar, onun bir kez daha ama başka koşullarda çok yönlü politikası üzerinden oynayıp hem AB’ye gelecekte bazı ayrıcalıklar vaat edeceği, hem de Rusya ile ekonomik ilişkileri yeniden kurmaya başlayacağı anlamına geliyor’.

Bu arada, Kiyev’in Brüksel ile yakınlaşmasının olmıyacağına daha önce meydana gelen iki haber işaret etmişti. 7 Kasım’da Ukrayna Parlamentosu Ukrayna’nın AB ile Ortaklık Anlaşması’nın imzalanmasını sağlayacak Avrupa Birliği’ne entegrasyon ile ilgili üç yasa tasarısını bloke etmişti. 9 Kasım’da ise Ukrayna Başbakanı Nikolay Azarov, yerli ekonominin AB standartlarına uygun bir şekilde modernleştirilmesi için 160 milyar Avro gerektiğini açıklamıştı. Bu rakam Ukrayna’nın yıllık GSYİH rakamına eşittir. Kiev’in o kadar çok para bulması imkansızdır.

Putin: Avrupa ülkeleri Ukrayna’ya baskı ve şantaj yapıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın AB ile ortaklık anlaşmasını askıya alması ile ilgili Avrupa’da yapılan açıklamaların Ukrayna üzerinde baskı oluşturduğunu açıkladı.

Rusya-Türkiye Üst Düzey İşbirliği Konseyi toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında Interfaks muhabirinin ilgili sorusunu yanıtlayan Putin, “Aslında, Avrupalı ortaklarımız tarafından Ukrayna’ya yönelik, kitlesel protesto eylemlerini teşvik etmeye kadar varan tehditleri duyduk.” dedi.

Putin, “Bu bir baskı, bu bir şantajdır.” dedi.

Ukrayna’nın, Avrupalı ortakların baskısı koşullarında, AB ile entegrasyon sürecini askıya alma kararını savunup savunamayacağının yakın günlerde belli olacağını ifade eden Putin, Kiev’in buna karşı koyabileceğini ve ülkenin ulusal çıkarları konusunda pragmatik tutum alabileceğini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı, ticari ve ekonomik ilişkiler alanında Ukrayna ve AB ile üçlü müzakerelere hazır olduklarını doğruladı ve bu müzakereleri, Avrupalı ortaklar için bir sınav olarak nitelendirdi.

——

AB ve Timoşenko yanlıları sokakta

23.11.2013 Ukrayna Hükümeti’nin Avrupa Birliği (AB) ile imzalanması beklenen ortaklık anlaşması hazırlığı sürecini durdurması üzerine AB yanlısı Ukraynalılar, perşembe gününden bu yana meydanlarda hükümeti protesto ediyor. 9 yıl önce 21 Kasım’da başlayan Turuncu Devrim’in yıldönümüne denk düşen olayda 3 bin kişi, perşembe akşamı başkent Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’na çıktı. Dünse Lviv kentinde öğrenciler cezaevindeki muhalif lider, eski Başbakan Yulya Timoşenko’nun çağrısının ardından AB bayraklarıyla sokaklarda yürüyüş yaptı. Timoşenko yanlısı muhalif milletvekilleri ise mecliste AB bayrakları açarak hükümeti protesto etti. Anlaşmanın askıya alması, ülkenin Rusya ve Batı arasında kurduğu denge politikasından vazgeçmeyeceğini gösteriyor. AB ise, Timoşenko’nun başka ülkede tedavisine izin verilmesini şart koşuyor.

—-

Avrupa basınında ana gündem Ukrayna

Ukrayna hükümetinin AB ile daha yakın siyasi işbirliği ve serbest ticaret öngören “Ortaklık Anlaşması”nı imzalamayacağını açıklaması yankı bulmaya devam ediyor. Ukrayna’nın Den gazetesi kararı eleştiriyor:

“Ukrayna AB ile siyasi işbirliğine ara verdi. Böyle bir adım hesaba katılıyordu ama yine de beklenmedik bir anda açıklandı. Hükümet bu açıklamayı yaptığında, Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç Viyana’da AB’ye uyum sürecini sürdüreceğini söylüyordu. Gerçi nihai karar Vilnius’ta yapılacak AB Doğu Ortaklığı zirvesinde verilebilir. Ancak şimdiden tüm taraflar; yani Ukrayna Hükümeti, muhalefet ve AB sorumluluğu üstlenmiş durumda.”

Kommersant adlı Rus gazetesiUkrayna’nın, Rusya’nın baskısı üzerine AB ile ortaklık arayışını askıya almasını şöyle yorumluyor:

“Ukrayna yönetiminin AB ile siyasi işbirliği ve serbest ticaret öngören ‘Ortaklık Anlaşması’nı şimdilik imzalamayacağını açıklaması Brüksel de bomba etkisi yapmış olmalı. Oradaki pek çok diplomat Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç’in şantaj yoluyla AB’den daha iyi şartlar koparmak amacıyla çekingen davrandığını sanıyorlardı. Oysa Yanukoviç kendi açısından çok mantıklı bir karar aldı. Çünkü Ukrayna, AB ile uyumlaşmanın avantajlarını ancak dört yıl sonra hissedilebilecekti. Moskova ile ilişkilerin zayıflamasının etkileri ise kendini hemen gösterecekti. Durumun kötüleşmesi de Yanukoviç’in 2015’te yeniden seçilme şansını tehlikeye sokabilirdi.”

Ukrayna hükümeti AB ile daha yakın siyasi işbirliği ve serbest ticaret öngören “Ortaklık Anlaşması”nı imzalamayacağını açıkladı. Ukrayna anlaşmanın Rusya ile ilişkileri zayıflatacak olmasını, ekonomik nedenleri gerekçe gösterdi. Frankfurter Rundschau gazetesi bunu şöyle değerlendiriyor:

“Ukrayna’nın, Rusça konuşan doğu bölgesinden olan Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç, kendisini uzun bir süre Batılı görüşleri benimseyen Avrupalı bir politikacı gibi gösterdi ama artık maskesi düştü. AB ile işbirliği anlaşmasının sağlayacağı avantajlar gözle görülür olmayabilir, bunları dolar ya da euro ile ölçmek olanaksız olabilir. Peki, verilen sözler ne kadar güvenilir? Tabii diğer yandan Moskova’dan gelen somut tehditler var. İş sonunda bir bilek güreşine dönüştü ve onu da Rusya Devlet Başkanı Putin kazandı. Ancak yine de onu uyarmak gerek: Kiev’in politikasını hiç kimse, Putin bile önceden kestiremez.”

Batı’dan Ukrayna’nın AB anlaşmasından vazgeçmesine tepki

Rusya baskısı altındaki Ukrayna, kendisini Avrupa Birliği’ne yakınlaştıracak önemli bir anlaşmayı imzalamaktan vazgeçti. Avrupa Birliği’nin yanı sıra ABD de Kiev’in bu kararının kendilerini ‘hayal kırıklığına uğrattığını’ açıkladı.

Ukrayna’nın 28-29 Kasım’da Vilnius’ta düzenlenecek Doğu Ortaklığı zirvesinde Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması’na imza atması bekleniyordu. AB, anlaşmanın imzalanması için Ukrayna’nın hapisteki eski Başbakanı Yulia Timoşenko’nun serbest bırakılmasını şart koşuyordu. Aylar süren çözüm arayışlarının ardından Ukrayna Parlamentosu, Timoşenko’nun tedavi için yurtışına gitmesinin önünü açacak bir yasayı Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in partisinin oylarıyla reddetti. Parlamentodaki oylamadan kısa bir süre sonra Ukrayna hükümeti de ‘Rusya ile ilişkileri’ ve ‘ulusal güvenliği’ gerekçe göstererek anlaşmanın imzalanması için hazırlıkları rafa kaldırdığını duyurdu. Ukrayna gibi eski Sovyet ülkelerini kendi gümrük birliği çatısı altında toplamak ve kendi yörüngesinde tutmak isteyen Rusya, Ortaklık Anlaşması’nın imzalanması halinde ticari yaptırımlar getireceği tehdidinde bulunuyordu. Ukrayna’nın AB ile Ortaklık Anlaşması imzalaması, Rusya, Belarus ve Kazakistan arasındaki gümrük birliğine katılması önünde engel teşkil edecekti. AB liderleri, anlaşmanın Vilnius’ta imzalanmaması halinde bir daha uzun yıllar imzalanamayabileceği uyarısında bulunuyordu.

New York Times

ABHaber-Dw